ٱتَّخَذُوٓا۟ أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَٰنَهُمْ أَرْبَابًۭا مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسِيحَ ٱبْنَ مَرْيَمَ وَمَآ أُمِرُوٓا۟ إِلَّا لِيَعْبُدُوٓا۟ إِلَٰهًۭا وَٰحِدًۭا ۖ لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۚ سُبْحَٰنَهُۥ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Onlar Allah'ı bırakıp hahamlarını, papazlarını ve Meryem oğlu Mesih'i rableri olarak kabul ettiler. Oysa tek Tanrı'dan başkasına kulluk etmemekle emrolunmuşlardı. Ondan başka tanrı yoktur. Allah, koştukları eşlerden münezzehtir.
30- Yahudiler:“Uzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hristiyanlar da:“(İsa) Mesih Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarında geveledikleri sözleridir ki o, daha önceki kâfirlerin sözlerine benziyor. Allah onları kahretsin! Nasıl da döndürülüyorlar? 31- Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını ve râhiplerini rabler edindiler, bir de Meryem oğlu Mesih’i... Halbuki sadece bir tek ilâha ibadet etmekle emrolunmuşlardı. Zira O’ndan başka (hak) ilâh yoktur. O, onların ortak koşmalarından münezzehtir. 32- Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Halbuki Allah kendi nurunu tamamlamaktan başkasına razı olmaz. Kâfirler hoşlanmasa bile. 33- O dini bütün dinlere üstün kılmak için Rasûlünü hidâyet ve hak din ile gönderen O’dur. Müşrikler hoşlanmasa bile.
30. Yüce Allah, Kitap Ehli ile savaşma emrini verdikten sonra, mü’minlerin Rableri ve dinleri için gayrete gelerek onlarla savaşmalarını ve bu hususta bütün güç ve takatlerini ortaya koymalarını sağlamak için onların çirkin sözlerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Yahudiler: Uzeyr Allah’ın oğludur, dediler.” Bu söz, her ne kadar onların tümünün söyledikleri bir söz değilse de onların bir kesimi bunu söylemişlerdir. Bu, yahudilerin Allah’a karşı oldukça küstah bir ifade olan bu sözü söyleyerek O’nun azamet ve celaline halel düşürecek bir noktaya varacak kadar kötü ve şerli olduklarını göstermektedir. Denildiğine göre onların Uzeyr’in Allah’ın oğlu olduğu iddiasında bulunmalarının sebebi şudur: Krallar, İsrailoğullarına musallat olup onları darmadağın ettiler ve Tevrat’ı bilenleri de öldürdüler. Bundan sonra İsrailoğulları Uzeyr’in, Tevrat’ın tamamını ya da büyük bir bölümünü ezbere bildiğini gördüler. O, Tevrat’ı onlara ezberinden okudu, onlar da okuduklarını yazdılar. Bunun üzerine onun hakkında bu çirkin iddiada bulundular. “Hristiyanlar da: Mesih” Meryem oğlu İsa “Allah’ın oğludur, dediler.” Yüce Allah bu sözlere karşılık olarak şöyle buyurmaktadır: Onların söyledikleri “bu” sözler “onların ağızlarında geveledikleri sözleridir ki” buna dair herhangi bir delil ve bir belge ortaya koyamamaktadırlar. Ne söylediğine aldırış etmeyen kimselerin söyledikleri sözler de garip karşılanmaz. Çünkü bu gibi kimselerin, kendilerini istediklerini söylemekten alıkoyacak ne dini duyguları ne de akılları yoktur. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: Onların bu sözleri “daha önceki kâfirlerin sözlerine” yani “Melekler Allah’ın kızlarıdır” diyen müşriklerin sözlerine “benziyor”, böylelikle onların kalpleri birbirine benzediği gibi bu sözleri de batıl oluş açısından birbirini andırmaktadır. “Allah onları kahretsin! Nasıl da döndürülüyorlar?” Yani onlar nasıl olur da bu apaçık olan haktan apaçık batıl olan sözlere döndürülüyor ve saptırılıyorlar?
31. Azıcık düşünme ve akıl yormanın bile batıl olduğunu gösterdiği bu türden bir iddiada bulunmak, sayıca çok ve büyük bir ümmet için garip karşılansa da böyle bir iddiada bulunmalarının bir sebebi vardır. O da şudur:“Onlar Allah’ı bırakıp hahamlarını” alimlerini “ve râhiplerini” yani kendilerini her şeyden soyutlayarak ibadete vermiş abidlerini “rabler edindiler.” Âlim ve rahiplerini rabler edinmeleri şöyle olmuştu: Bu âlim ve rahipler, Allah’ın haram kıldığı …