Muslim99Muslim99
← Tafsir library

8. Al-Anfaal

The Spoils of War · Medinan · 75 ayahs

سُورَةُ الأَنفَالِ

Reading Al-Mukhtasar in Interpreting the Noble Qur'an by Tafsir Center for Quranic Studies

Ayahs 61–70 of 75

61

۞ وَإِن جَنَحُوا۟ لِلسَّلْمِ فَٱجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

Eğer onlar barışa yanaşırlarsa, sen de yanaş ve Allah'a güven. O, şüphesiz işitir ve bilir.

-Ey Peygamber!- Eğer barışa ve seninle savaşmayı terk etmeye yönelirlerse sen de onlarla anlaşmaya yönel ve Yüce Allah'a tevekkül edip güven. O, seni asla yardımsız bırakmaz. Şüphesiz O, onların sözlerini hakkıyla işiten, onların niyetlerini ve fiillerini hakkıyla bilendir.

Al-Anfaal 8:61Listen in Qur'an →
62

وَإِن يُرِيدُوٓا۟ أَن يَخْدَعُوكَ فَإِنَّ حَسْبَكَ ٱللَّهُ ۚ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَيَّدَكَ بِنَصْرِهِۦ وَبِٱلْمُؤْمِنِينَ

Seni aldatmak isterlerse, bil ki şüphesiz Allah sana kafidir. Seni ve inananları yardımıyla destekleyen, kalblerini uzlaştıran O'dur. Eğer yeryüzünde olan her şeyi sarfetsen bile, sen onların kalblerini uzlaştıramazdın, ama Allah onları uzlaştırdı. Doğrusu O Güçlü'dür, Hakim'dir.

-Ey Peygamber!- Eğer sana karşı savaşmak niyeti ile hazırlık yaparak seni aldatmak için barışa ve seninle savaşmamaya yönelecek olurlarsa onların tuzaklarına ve aldatmalarına karşı Yüce Allah sana yeter. O, yardımı ile seni destekledi. Muhacir ve ensardan olan Müminlerin yardımı ile de seni destekleyendir.

Al-Anfaal 8:62Listen in Qur'an →
63

وَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ ۚ لَوْ أَنفَقْتَ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًۭا مَّآ أَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ أَلَّفَ بَيْنَهُمْ ۚ إِنَّهُۥ عَزِيزٌ حَكِيمٌۭ

Seni aldatmak isterlerse, bil ki şüphesiz Allah sana kafidir. Seni ve inananları yardımıyla destekleyen, kalblerini uzlaştıran O'dur. Eğer yeryüzünde olan her şeyi sarfetsen bile, sen onların kalblerini uzlaştıramazdın, ama Allah onları uzlaştırdı. Doğrusu O Güçlü'dür, Hakim'dir.

Allah Teâlâ, sana yardım eden Müminlerin kalplerinin arasını ayrıyken birleştirdi (kaynaştırdı). Eğer sen, yeryüzünde bulunan malların tamamını onların dağınık olan kalplerinin arasını birleştirmek için sarf etmiş olsaydın onların arasını birleştiremezdin. Fakat yalnız başına Yüce Allah, onların arasını birleştirdi. Şüphesiz O, mülkünde üstün ve galip olandır. Hiç kimse O'na galip gelemez. O; düzeninde, dininde ve takdirinde hikmet sahibidir.

Al-Anfaal 8:63Listen in Qur'an →
64

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ حَسْبُكَ ٱللَّهُ وَمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

Allah'ın yardımı sana ve sana uyan müminlere yeter.

Ey Peygamber! Düşmanlarının kötülüklerine karşı Yüce Allah sana yeter. Senin beraberinde olan Müminlere de yeter. O halde Yüce Allah'a güven ve O'na dayan.

Al-Anfaal 8:64Listen in Qur'an →
65

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ حَرِّضِ ٱلْمُؤْمِنِينَ عَلَى ٱلْقِتَالِ ۚ إِن يَكُن مِّنكُمْ عِشْرُونَ صَٰبِرُونَ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ ۚ وَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌۭ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفًۭا مِّنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌۭ لَّا يَفْقَهُونَ

Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, inkar edenlerden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulunduğunu biliyordu. Sizin sabırlı yüz kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener; sizin bin kişiniz, Allah'ın izniyle, ikibin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.

Ey Peygamber! Müminleri savaşa yüreklendir/özendir. Ve niyetlerini kuvvetlendirip arzularını arttıran şeylere teşvik et. -Ey Müminler!- Eğer sizden kâfirlere karşı savaşmak hususunda sabırlı olacak yirmi kişi bulunursa, kâfirlerden iki yüz kişiye galip gelirler. Eğer sizden sabreden yüz kişi bulunursa, bunlar, kâfir olanlardan bin kişiye galip gelirler. Şüphesiz ki kâfirlerin bu durumu; Allah Teâlâ'nın dostlarına yardım etmesine dair sünnetini anlamayan bir topluluk olmaları sebebiyledir. Onlar; savaşmak ile amaçlanan şeyin ne olduğunu idrak edemezler. Zira onlar dünyada üstün olmak için savaşırlar.

Al-Anfaal 8:65Listen in Qur'an →
66

ٱلْـَٰٔنَ خَفَّفَ ٱللَّهُ عَنكُمْ وَعَلِمَ أَنَّ فِيكُمْ ضَعْفًۭا ۚ فَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌۭ صَابِرَةٌۭ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ ۚ وَإِن يَكُن مِّنكُمْ أَلْفٌۭ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفَيْنِ بِإِذْنِ ٱللَّهِ ۗ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

Müminleri savaş için coştur. Sizin sabırlı yirmi kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener. Sizin yüz kişiniz, inkar edenlerden bin kişiyi yener; çünkü onlar anlayışsız bir güruhtur. Şimdi Allah yükünüzü hafifletti, zira içinizde zaaf bulunduğunu biliyordu. Sizin sabırlı yüz kişiniz onlardan ikiyüz kişiyi yener; sizin bin kişiniz, Allah'ın izniyle, ikibin kişiyi yener. Allah sabredenlerle beraberdir.

-Ey Müminler!- Allah Teâlâ, sizde zayıflık olduğunu bildiğinden dolayı kendisinden bir lütuf olarak sizin yükünüzü hafifletti. O, sizden birinin on kâfirin önünde durması yerine iki kâfirin önünde durmasını gerekli kıldı. O halde sizden kâfirlere karşı savaşmak için sabırlı yüz kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. Ve eğer sizden bin kişi olursa, Allah'ın izniyle kâfirlerden iki bin kişiye galip gelirler. Yüce Allah, desteği ve yardımıyla Müminlerden sabredenlerle beraberdir.

Al-Anfaal 8:66Listen in Qur'an →
67

مَا كَانَ لِنَبِىٍّ أَن يَكُونَ لَهُۥٓ أَسْرَىٰ حَتَّىٰ يُثْخِنَ فِى ٱلْأَرْضِ ۚ تُرِيدُونَ عَرَضَ ٱلدُّنْيَا وَٱللَّهُ يُرِيدُ ٱلْءَاخِرَةَ ۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌۭ

Yeryüzünde savaşırken, düşmanı yere sermeden esir almak hiçbir peygambere yaraşmaz. Geçici dünya malını istiyorsunuz, oysa Allah ahireti kazanmanızı ister. Allah Güçlü'dür, Hakim'dir.

Kendisiyle savaşan kâfirleri çokça öldürmedikçe hiçbir peygamberin esir alması doğru değildir. Bu da, onların kalplerine korku verip tekrar sizinle savaşmaya dönmemeleri içindir. -Ey Müminler!- Sizler Bedir'de esirler alarak fidye elde etmek istiyorsunuz. (Siz geçici dünya malını istiyorsunuz) Hâlbuki Allah, sizin için dine yardım etmek ve dini aziz kılmak ile elde edilen ahireti istiyor. Yüce Allah; zatında, sıfatlarında ve galip gelmede üstün olandır. Hiç kimse O'na galip gelemez. O, takdirinde ve dininde hikmet sahibidir.

Al-Anfaal 8:67Listen in Qur'an →
68

لَّوْلَا كِتَٰبٌۭ مِّنَ ٱللَّهِ سَبَقَ لَمَسَّكُمْ فِيمَآ أَخَذْتُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌۭ

Daha önceden Allah'tan verilmiş bir hüküm olmasaydı, aldıklarınızdan ötürü size büyük bir azab erişirdi.

Eğer ganimetleri ve esirlere karşılık olarak aldığınız fidyeleri size helal kıldığına dair Yüce Allah tarafından önceden verilmiş olan hüküm ve takdir etmiş olduğu kader olmasaydı, Yüce Allah'tan buna dair vahiy inmeden önce ganimetlere ve esirlere karşılık olarak fidyeleri mübah sayıp almanızdan dolayı mutlaka size büyük bir azap dokunurdu.

Al-Anfaal 8:68Listen in Qur'an →
69

فَكُلُوا۟ مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَٰلًۭا طَيِّبًۭا ۚ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

Elde ettiğiniz ganimetleri temiz ve helal olarak yiyin; Allah'tan sakının, doğrusu Allah bağışlar ve merhamet eder.

O halde -Ey Müminler!- Kâfirlerden elde ettiğiniz ganimetleri helal olarak yiyin. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah Teâlâ'dan korkun. Şüphesiz Allah, Mümin kullarını çokça bağışlayandır, onlara çok merhamet edendir.

Al-Anfaal 8:69Listen in Qur'an →
70

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّمَن فِىٓ أَيْدِيكُم مِّنَ ٱلْأَسْرَىٰٓ إِن يَعْلَمِ ٱللَّهُ فِى قُلُوبِكُمْ خَيْرًۭا يُؤْتِكُمْ خَيْرًۭا مِّمَّآ أُخِذَ مِنكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

Elinizde bulunan esirlere, "Allah kalblerinizde bir iyilik bulursa, size sizden alınanın daha hayırlısını verir, sizi bağışlar, Allah bağışlayandır, merhamet edendir" de.

Ey Peygamber! Bedir günü esir aldığınız elinizde tuttuğunuz esirlere de ki: Eğer Allah kalplerinizde hayır olduğunu ve niyetlerinizin iyi olduğunu bilirse, sizden alınan fidyeden daha hayırlısını size verir ve günahlarınızı bağışlar. Çünkü Allah, kullarından tövbe edenleri çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. Allah'ın bu vaadi, Müslüman olanlardan Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in amcası Abbas ve diğer kimseler için gerçekleşmiştir.

Al-Anfaal 8:70Listen in Qur'an →

Commentary: Al-Mukhtasar in Interpreting the Noble Qur'an by Tafsir Center for Quranic Studies. Qur'an text and translation via AlQuran Cloud.