قَالَ يَٰقَوْمِ لَيْسَ بِى ضَلَٰلَةٌۭ وَلَٰكِنِّى رَسُولٌۭ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ
"Ey milletim! Bende bir sapıklık yoktur, ancak ben Alemlerin Rabbinin peygamberiyim, Rabbimin sözlerini size bildiriyor, öğüt veriyorum. Sizin bilmediğinizi Allah katından ben biliyorum. Sakınmanızı ve böylece merhamete uğramanızı sağlamak üzere sizi uyarmak için aranızdan biri vasıtasıyla Rabbinizden size haber gelmesine mi şaşıyorsunuz?" dedi.
59- Andolsun biz Nûh’u kavmine gönderdik de o:“Ey kavmim, Allah’a ibadet edin. Sizin O’ndan başka hiçbir (hak) ilahınız yoktur. Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum” dedi. 60- Kavminden ileri gelenler:“Şüphesiz biz, seni apaçık bir sapıklık içerisinde görüyoruz” dediler. 61- Dedi ki:“Ey kavmim, bende hiçbir sapıklık yoktur; aksine ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” 62- “Ben, Rabbimin vahyettiklerini size tebliğ ediyorum, size nasihatte bulunuyorum ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.” 63- “Sizi uyarması için, sizin de sakınmanız ve (bu sayede) merhamete nail olmanız için içinizden bir adam vasıtasıyla Rabbiniz tarafından size bir öğüt geldi diye şaştınız mı yoksa?” 64- Yine de onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla birlikte bulunanları kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Çünkü onlar, kör bir toplum idiler.
59. “Andolsun biz Nûh’u kavmine” putlara tapıyorlarken yalnızca Allah’a ibadet etmeye davet etmek üzere “gönderdik de o” onlara: ”Ey kavmim, Allah’a ibadet edin” yani O’nu tevhid edin. “Sizin O’ndan başka hiçbir (hak) ilahınız yoktur.” Çünkü O; yaratan, rızık veren ve bütün işleri çekip çevirendir. O’nun dışındaki bütün varlıklar ise O’nun yarattığı ve O’nun tarafından idare olunan mahluklardır. Bu mahlukların hiçbirisinin hiçbir emir, yetki ve mülkiyeti sözkonusu değildir. Nuh aleyhisselam daha sonra kendisine itaat etmeyecek olurlarsa Allah’ın azabı ile onları korkutarak şöyle demişti:“Doğrusu ben sizin için büyük bir günün azabından korkuyorum.” Bu, Nuh’un kavmine samimi olarak öğüt verdiğini ve onlara karşı çok şefkatli olduğunu göstermektedir. Çünkü onların ebedî azaba ve sonu gelmez bedbahtlığa mahkum olacaklarından endişe etmektedir. Tıpkı insanlara anne ve babalarından daha ileri derecede şefkat gösteren diğer peygamber kardeşleri gibi.
60. Nuh aleyhisselam kavmine bu sözleri söyleyince kavmi ona en kötü ve en çirkin şekilde karşılık verdi. “Kavminden ileri gelenler” yani hakka karşı büyüklenmeleri ve peygamberlere itaat etmemeleri âdet halini almış olan zenginler ve kendilerine uyulan liderler: Şüphesiz biz seni apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz, dediler” Onlar, -kahrolasıcalar- Nuh’a itaat etmemekle yetinmediler bir de ona karşı çıkıp büyüklük tasladılar. Ona en ileri derecede hakarete yeltenip sapık olduğunu ileri sürdüler. Sıradan bir sapıklıkla itham etmekle de yetinmeyerek bu sapıklığını herkes tarafından açıkça görülen “apaçık bir sapıklık” diye nitelendirdiler. Bu ise en kıt akıllı insanın dahi kabul edemeyeceği bir şey olup hakka karşı bile bile gözleri kapatmanın en ileri derecesidir. Aksine bu nitelik, Nuh’un, hiçbir şey bilmeyen, hiçbir şey görmeyen, kendilerine hiçbir fayda sağlayamayan cansız nesneleri kendi elleri ile yontup şekillendirerek putlar yapan kavmine daha uygundur. Zira onlar, kendi elleri ile yonttukları bu putları gökleri ve yeri yoktan var edene denk tutmuşlar, çeşitli ibadetleri onlara tahsis etmişlerdir. Eğer onların Allah’ın kendilerine karşı delilleri ortaya koymasına dayanak olacak düşünceleri olmasaydı, hiç şüphesiz delilerin onlardan daha doğru yolda olduklarına hüküm verilebilirdi. Hatta bu delilerin …