Muslim99Muslim99
← Tafsir library

7. Al-A'raaf

The Heights · Meccan · 206 ayahs

سُورَةُ الأَعۡرَافِ

Reading Al-Mukhtasar in Interpreting the Noble Qur'an by Tafsir Center for Quranic Studies

Ayahs 31–40 of 206

31

۞ يَٰبَنِىٓ ءَادَمَ خُذُوا۟ زِينَتَكُمْ عِندَ كُلِّ مَسْجِدٍۢ وَكُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ وَلَا تُسْرِفُوٓا۟ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلْمُسْرِفِينَ

Ey Ademoğulları! Her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin; yiyin için fakat israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.

Ey Âdemoğlu! Namaz ve tavaf esnasında mahrem yerlerinizi örten, kendisi ile güzelleştiğiniz tertemiz elbiseler giyinin. Allah’ın helal kıldığı temiz olan şeylerden dilediğinizi yiyin ve için. Sakın belirlenen mutedil sınırları aşmayın. Sakın helalleri aşıp haramlara bulaşmayın. Şüphesiz Allah, mutedil sınırları aşan kimseleri sevmez.

Al-A'raaf 7:31Listen in Qur'an →
32

قُلْ مَنْ حَرَّمَ زِينَةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِىٓ أَخْرَجَ لِعِبَادِهِۦ وَٱلطَّيِّبَٰتِ مِنَ ٱلرِّزْقِ ۚ قُلْ هِىَ لِلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا خَالِصَةًۭ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۗ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْءَايَٰتِ لِقَوْمٍۢ يَعْلَمُونَ

"Allah'ın kulları için yarattığı ziynet ve temiz rızıkları haram kılan kimdir?" "Bunlar, dünya hayatında inananlarındır, kıyamet gününde de yalnız onlar içindir" de. Bilen kimseler için ayetlerimizi böylece uzun uzun açıklıyoruz.

-Ey Resul!- Elbise, temiz yemekler ve diğer şeyler arasından Allah’ın helal kıldıklarını haram kılan müşriklere cevap olarak de ki: “Sizler için bir ziynet olan elbiseleri size kim haram kıldı? Allah’ın sizleri rızıklandırdığı tertemiz yiyecekleri, içecekleri ve diğer şeyleri size kim haram kıldı?” -Ey Resul!- De ki: "Muhakkak bu temiz şeylerden dünyada başkaları faydalanıyor olsa da, kıyamet günü yalnızca Müminlere has olacaktır. Kâfirler onlar gibi yararlanamayacaklardır. Çünkü cennet, kâfirlere haram kılınmıştır." İşte bu ayrıntı gibi anlayıp, idrak eden topluluklar için ayetlerimizi kapsamlı bir şekilde açıklıyoruz. Çünkü bu ayetlerden sadece onlar faydalanmaktadır.

Al-A'raaf 7:32Listen in Qur'an →
33

قُلْ إِنَّمَا حَرَّمَ رَبِّىَ ٱلْفَوَٰحِشَ مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ وَٱلْإِثْمَ وَٱلْبَغْىَ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ وَأَن تُشْرِكُوا۟ بِٱللَّهِ مَا لَمْ يُنَزِّلْ بِهِۦ سُلْطَٰنًۭا وَأَن تَقُولُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

De ki: "Rabbim sadece, açık ve gizli fenalıkları, günahı, haksız yere tecavüzü, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmanızı, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır."

-Ey Resul!- Allah’ın helal kıldıklarını haram kılan o müşriklere de ki: “Muhakkak Allah, kullarına fuhşiyatı haram kılmıştır. Bunlar açıktan ve gizliden işlenen çok çirkin günahlardır. Yüce Allah bütün günahları, insanların kanlarına, mallarına ve ırzlarına haksızca sarkıntılık edip, saldırmayı da haram kıldı. Sizlere, hiçbir deliliniz olmadığı halde, Allah’tan başkasını Ona ortak koşmanızı da haram kıldı. Ayrıca Allah’ın isimleri, sıfatları, yaptığı işler ve şeriati hakkında ilim sahibi olmaksızın söz söylemenizi de haram kıldı.”

Al-A'raaf 7:33Listen in Qur'an →
34

وَلِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٌۭ ۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةًۭ ۖ وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

Her ümmet için belirli bir süre vardır; vakitleri dolunca ne bir saat gecikebilir ne de öne geçebilirler.

Her nesil ve milletin belirli bir süresi ve ecellerinin bir vadesi vardır. Onların takdir edilen vadeleri geldiği zaman az bir süre dahi olsa onu ne geciktirebilirler, ne de öne alabilirler.

Al-A'raaf 7:34Listen in Qur'an →
35

يَٰبَنِىٓ ءَادَمَ إِمَّا يَأْتِيَنَّكُمْ رُسُلٌۭ مِّنكُمْ يَقُصُّونَ عَلَيْكُمْ ءَايَٰتِى ۙ فَمَنِ ٱتَّقَىٰ وَأَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

Ey Adem oğulları! Size aranızdan ayetlerimizi okuyan peygamberler geldiğinde, onların bildirdiklerine karşı gelmekten sakınan ve gidişini düzeltenlere, işte onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.

Ey Âdemoğlu! İnsanlara indirdiğim kitaplarımı sizlere okuyan, kendi içinizden size gönderdiğim peygamberlerim sizlere gelirse, onlara itaat edin ve getirdiklerine uyun. Allah’ın emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınarak Allah'tan korkan ve amellerini ıslah edenlere kıyamet günü herhangi bir korku yoktur. Onlar, elde edemedikleri dünya lezzetlerinden ötürü üzülecek de değillerdir.

Al-A'raaf 7:35Listen in Qur'an →
36

وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱسْتَكْبَرُوا۟ عَنْهَآ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Ayetlerimizi yalanlayıp onlara karşı büyüklük taslayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir, orada temelli kalacaklardır.

Peygamberler tarafından getirilen ayetlerimizi yalanlayan, onlara iman etmeyen ve kibirlenerek büyüklük taslayan kâfirler ise, cehennem ashabıdır. Ebediyen orada kalacak ve oraya yerleşeceklerdir.

Al-A'raaf 7:36Listen in Qur'an →
37

فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ ۚ أُو۟لَٰٓئِكَ يَنَالُهُمْ نَصِيبُهُم مِّنَ ٱلْكِتَٰبِ ۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْ قَالُوٓا۟ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ ۖ قَالُوا۟ ضَلُّوا۟ عَنَّا وَشَهِدُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَٰفِرِينَ

Allah'a karşı yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim kimdir? Kitap'daki payları kendilerine erişecek olanlar onlardır. Elçilerimiz canlarını almak üzere geldiklerinde onlara, "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" deyince, "Bizi koyup kaçtılar" derler, böylece inkarcı olduklarına kendi aleyhlerine şahidlik ederler.

Allah’a bir ortak, bir noksanlık veya söylemediği bir sözü nispet ederek, yalan sözlerle iftira eden veya doğru yoluna ileten açık ayetlerini yalanlayan kimseden daha zalim hiç kimse yoktur. Bunlarla nitelenen o kimseler Levh-i Mahfuz'da kendilerine yazılmış olan hayır ve şerre nail olacaklardır. Nihayet ölüm meleği ve meleklerden yardımcıları ruhlarını kabzetmek üzere onlara gelince onları kınamak için, “Allah’ın dışında ibadet ettiğiniz ilahlarınız nerede? Sizlere bir fayda vermesi için haydi onları çağırın.” derler. Müşrikler meleklere, “Doğrusu ibadet ettiğimiz ilahlarımız bizden gitti ve ortadan kayboluverdi. Onlar neredeler bilmiyoruz.” diyerek kendilerinin kâfir olduklarını ikrar ederler. Fakat onların bu itirafı, o zaman onların aleyhine bir delil olur. Onlara bir fayda vermez.

Al-A'raaf 7:37Listen in Qur'an →
38

قَالَ ٱدْخُلُوا۟ فِىٓ أُمَمٍۢ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِكُم مِّنَ ٱلْجِنِّ وَٱلْإِنسِ فِى ٱلنَّارِ ۖ كُلَّمَا دَخَلَتْ أُمَّةٌۭ لَّعَنَتْ أُخْتَهَا ۖ حَتَّىٰٓ إِذَا ٱدَّارَكُوا۟ فِيهَا جَمِيعًۭا قَالَتْ أُخْرَىٰهُمْ لِأُولَىٰهُمْ رَبَّنَا هَٰٓؤُلَآءِ أَضَلُّونَا فَـَٔاتِهِمْ عَذَابًۭا ضِعْفًۭا مِّنَ ٱلنَّارِ ۖ قَالَ لِكُلٍّۢ ضِعْفٌۭ وَلَٰكِن لَّا تَعْلَمُونَ

Allah, " Sizden önce geçmiş cin ve insan ümmetleriyle beraber ateşe girin" der. Her ümmet girdikçe kendi yoldaşına lanet eder. Hepsi birbiri ardından cehennemde toplanınca, sonrakiler öncekiler için, "Rabbimiz! Bizi sapıtanlar işte bunlardır, onlara ateş azabını kat kat ver" derler, Allah, "Hepsinin kat kattır, ama bilmezsiniz" der.

Melekler onlara: "Ey müşrikler! Sizlerden önce küfür ve dalalet üzerine olan cin ve insanlardan geçmiş milletlerin topluluğuyla beraber cehennem ateşine girin bakalım.” derler. O milletlerden her bir millet cehenneme girdiğinde kendilerinden önce gelen diğer millete lanet eder. Nihayet orada karşı karşıya gelip hepsi bir araya toplanınca oraya en son giren sefil takipçiler, ileri gelen önderleri için “Ey Rabbimiz! Bunlar bizleri doğru yoldan saptıran önderlerimizdir. Sapıklığı bizlere süslü gösterdikleri için onları kat kat arttırılmış bir cezayla cezalandır.” derler. Allah onlara cevap olarak der ki: “Sizlerden her bir gruba kat kat artırılmış azaptan bir nasip vardır. Fakat siz bunu bilmiyorsunuz ve idrak etmiyorsunuz.”

Al-A'raaf 7:38Listen in Qur'an →
39

وَقَالَتْ أُولَىٰهُمْ لِأُخْرَىٰهُمْ فَمَا كَانَ لَكُمْ عَلَيْنَا مِن فَضْلٍۢ فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ

Öncekiler sonrakilere, "Sizin bizden bir üstünlüğünüz yoktu, kazandığınıza karşılık azabı tadın" derler.

Kendilerine ittiba edilenlerin ileri gelenleri kendilerine ittiba edenlere şöyle dediler: "Ey takipçiler! Sizlerin bizim üzerimize azabın sizlerden hafifletilmesine dair hak ettiğiniz bir üstünlüğünüz yoktur. Ölçü, işlediğiniz amellerden elde ettiklerinizdir. Sizlerin batıla ittiba etmiş olmanızın herhangi bir mazereti yoktur. Ey takipçiler! Siz de bizim tattığımız gibi, küfür ve günahlardan kazandıklarınız sebebiyle tadın azabı!”

Al-A'raaf 7:39Listen in Qur'an →
40

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱسْتَكْبَرُوا۟ عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ أَبْوَٰبُ ٱلسَّمَآءِ وَلَا يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ حَتَّىٰ يَلِجَ ٱلْجَمَلُ فِى سَمِّ ٱلْخِيَاطِ ۚ وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُجْرِمِينَ

Doğrusu ayetlerimizi yalan sayıp, onlara karşı büyüklük taslayanlara, göğün kapıları açılmaz; deve iğnenin deliğinden geçmedikçe cennete de giremezler. Suçluları böyle cezalandırırız.

Şüphesiz bizim apaçık ayetlerimizi yalanlayanlar, onları yerine getirmekten ve onlara boyun eğmekten büyüklenenler bütün hayırlara karşı ümitsizlik içindedir. Küfürleri sebebiyle amelleri ve öldükleri zaman da ruhları için gökyüzünün kapıları asla açılmaz. Onlar, hayvanların en büyüklerinden biri olan devenin nesnelerin en darı olan iğnenin deliğinden geçinceye kadar, asla cennete giremezler. Bu ise imkânsızdır. Bununla onların cennete girmelerinin imkânsız olduğu ifade edilmektedir. İşte Allah, günahları çok büyük olan kimseleri böyle cezalandırır.

Al-A'raaf 7:40Listen in Qur'an →

Commentary: Al-Mukhtasar in Interpreting the Noble Qur'an by Tafsir Center for Quranic Studies. Qur'an text and translation via AlQuran Cloud.