Muslim99Muslim99
← Tafsir library

7. Al-A'raaf

The Heights · Meccan · 206 ayahs

سُورَةُ الأَعۡرَافِ

Reading Tafsir As-Sa'di by 'Abd al-Rahman al-Sa'di

Ayahs 11–20 of 206

11

وَلَقَدْ خَلَقْنَٰكُمْ ثُمَّ صَوَّرْنَٰكُمْ ثُمَّ قُلْنَا لِلْمَلَٰٓئِكَةِ ٱسْجُدُوا۟ لِءَادَمَ فَسَجَدُوٓا۟ إِلَّآ إِبْلِيسَ لَمْ يَكُن مِّنَ ٱلسَّٰجِدِينَ

And olsun ki, sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere, "Adem'e secde edin" dedik; İblis'ten başka hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadı.

11- Andolsun ki sizi yarattık. Sonra da size şekil verdik. Sonra da meleklere:“Âdem’e secde edin” dedik. Onlar da hemen secde ettiler. Ancak İblis hariç; o secde edenlerden olmadı. 12- Buyurdu ki:“Ben sana emrettiğim halde seni secde etmekten alıkoyan nedir?” Dedi ki: “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.” 13- Buyurdu ki:“Öyleyse hemen in oradan. Artık orada kibirlenmek haddin değildir. Hemen çık git; çünkü sen aşağılıklardansın.” 14- “Bana diriltilecekleri güne kadar mühlet ver” dedi. 15- “Haydi (öyle olsun), sen mühlet verilmişlerdensin” buyurdu.

11. Yüce Allah Âdemoğullarına hitaben şöyle buyurmaktadır:“Andolsun ki sizi” yani aslınızı, kendisinden çıktığınız temel maddenizi, babanız Âdem’i “yarattık. Sonra da size” en güzel şekilde ve en güzel ölçüler ile “şekil verdik.” Ayrıca Yüce Allah Adem’e, iç suretinin kendisi ile kemale ereceği şeyleri, yani her şeyin ismini de öğrettikten sonra şerefli meleklere ona ikram, saygı ve onun faziletini açığa çıkarmak üzere secde etmelerini emretti. Onlar da Rab’lerinin emirlerine uydular ve hep birlikte “secde ettiler. Ancak İblis hariç” O, hem Âdem’e karşı büyüklenerek, hem de kendisini beğenip böbürlenerek secde etmeyi kabul etmedi. Yüce Allah da bu tutumu dolayısı ile onu şöyle azarladı:

12. “Ben sana emrettiğim halde” ellerimle yarattığım ve bu sayede kendisini şereflendirdiğim, başkasına ait olmayan bu üstün fazilete sahip kıldığım bu zata “seni secde etmekten alıyokan nedir?” Sen niçin benim emrime isyan ettin ve benim emrimi önemsemedin? İblis de Rabbine itiraz ederek “dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım.” Daha sonra İblis, bu batıl iddiasına delil göstermek üzere:“Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” dedi. Buna göre ateşten yaratılan varlık, çamurdan yaratılandan daha faziletli olmalıdır. Çünkü ateş, çamura göre daha üstündür ve daha yükseklere çıkar. Ancak bu kıyas, en bozuk ve en tutarsız kıyas şekillerinden birisidir. Çünkü bu, çeşitli açılardan batıldır: 1. Evvela bu kıyasa Allah’ın ona secde etme emrini vermesine rağmen başvurmuştur. Kıyas ise nassa karşı olduğu zaman batıldır. Çünkü kıyastan maksat, hakkında nas bulunmayan bir hususa ait hükmü, hakkında nas bulunan hususlara yakın ve onlara tâbi kılmaktır. Fakat nassa karşı olan ve göz önünde bulundurulması nasların ortadan kaldırılmasını gerektiren bir kıyas, en kötü ve en çirkin kıyastır. 2. İblis’in:“Ben ondan daha hayırlıyım” sözü bile tek başına o habis İblis’in ne kadar eksik ve kusurlu olduğunu ortaya koymaya yeterlidir. Çünkü o kendisini beğenmek, büyüklenmek, Allah’a karşı bilgisizce söz söylemek sureti ile eksik ve kusurlu olduğunu belgelemiştir. Bundan daha büyük bir kusur ve eksiklik ne olabilir? 3. İblis ateşi çamur ve topraktan üstün kabul etmekle de yalan söylemiştir. Çünkü çamurun ana maddesinde tevazu, sükun ve metanet vardır. Çeşitli cins ve türleri ile ağaçlar ve bitkiler gibi her türlü bereketin kaynağı odur. Ateşte ise hafiflik, bilinçsizce hareket ve yakıcılık özelliği vardır. İşte bundan dolayı İblis’in başına gelenler geldi ve o üstün mertebesinden aşağıların aşağısına düştü.

13. Yüce Allah da ona:“Öyleyse hemen in oradan.” yani cennetten; “artık orada …

Al-A'raaf 7:11Listen in Qur'an →
12

قَالَ مَا مَنَعَكَ أَلَّا تَسْجُدَ إِذْ أَمَرْتُكَ ۖ قَالَ أَنَا۠ خَيْرٌۭ مِّنْهُ خَلَقْتَنِى مِن نَّارٍۢ وَخَلَقْتَهُۥ مِن طِينٍۢ

Allah, "Sana emrettiğim halde, seni secdeden alıkoyan nedir?" dedi, "Beni ateşten onu çamurdan yarattın, ben ondan üstünüm" cevabını verdi.

11- Andolsun ki sizi yarattık. Sonra da size şekil verdik. Sonra da meleklere:“Âdem’e secde edin” dedik. Onlar da hemen secde ettiler. Ancak İblis hariç; o secde edenlerden olmadı. 12- Buyurdu ki:“Ben sana emrettiğim halde seni secde etmekten alıkoyan nedir?” Dedi ki: “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.” 13- Buyurdu ki:“Öyleyse hemen in oradan. Artık orada kibirlenmek haddin değildir. Hemen çık git; çünkü sen aşağılıklardansın.” 14- “Bana diriltilecekleri güne kadar mühlet ver” dedi. 15- “Haydi (öyle olsun), sen mühlet verilmişlerdensin” buyurdu.

11. Yüce Allah Âdemoğullarına hitaben şöyle buyurmaktadır:“Andolsun ki sizi” yani aslınızı, kendisinden çıktığınız temel maddenizi, babanız Âdem’i “yarattık. Sonra da size” en güzel şekilde ve en güzel ölçüler ile “şekil verdik.” Ayrıca Yüce Allah Adem’e, iç suretinin kendisi ile kemale ereceği şeyleri, yani her şeyin ismini de öğrettikten sonra şerefli meleklere ona ikram, saygı ve onun faziletini açığa çıkarmak üzere secde etmelerini emretti. Onlar da Rab’lerinin emirlerine uydular ve hep birlikte “secde ettiler. Ancak İblis hariç” O, hem Âdem’e karşı büyüklenerek, hem de kendisini beğenip böbürlenerek secde etmeyi kabul etmedi. Yüce Allah da bu tutumu dolayısı ile onu şöyle azarladı:

12. “Ben sana emrettiğim halde” ellerimle yarattığım ve bu sayede kendisini şereflendirdiğim, başkasına ait olmayan bu üstün fazilete sahip kıldığım bu zata “seni secde etmekten alıyokan nedir?” Sen niçin benim emrime isyan ettin ve benim emrimi önemsemedin? İblis de Rabbine itiraz ederek “dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım.” Daha sonra İblis, bu batıl iddiasına delil göstermek üzere:“Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” dedi. Buna göre ateşten yaratılan varlık, çamurdan yaratılandan daha faziletli olmalıdır. Çünkü ateş, çamura göre daha üstündür ve daha yükseklere çıkar. Ancak bu kıyas, en bozuk ve en tutarsız kıyas şekillerinden birisidir. Çünkü bu, çeşitli açılardan batıldır: 1. Evvela bu kıyasa Allah’ın ona secde etme emrini vermesine rağmen başvurmuştur. Kıyas ise nassa karşı olduğu zaman batıldır. Çünkü kıyastan maksat, hakkında nas bulunmayan bir hususa ait hükmü, hakkında nas bulunan hususlara yakın ve onlara tâbi kılmaktır. Fakat nassa karşı olan ve göz önünde bulundurulması nasların ortadan kaldırılmasını gerektiren bir kıyas, en kötü ve en çirkin kıyastır. 2. İblis’in:“Ben ondan daha hayırlıyım” sözü bile tek başına o habis İblis’in ne kadar eksik ve kusurlu olduğunu ortaya koymaya yeterlidir. Çünkü o kendisini beğenmek, büyüklenmek, Allah’a karşı bilgisizce söz söylemek sureti ile eksik ve kusurlu olduğunu belgelemiştir. Bundan daha büyük bir kusur ve eksiklik ne olabilir? 3. İblis ateşi çamur ve topraktan üstün kabul etmekle de yalan söylemiştir. Çünkü çamurun ana maddesinde tevazu, sükun ve metanet vardır. Çeşitli cins ve türleri ile ağaçlar ve bitkiler gibi her türlü bereketin kaynağı odur. Ateşte ise hafiflik, bilinçsizce hareket ve yakıcılık özelliği vardır. İşte bundan dolayı İblis’in başına gelenler geldi ve o üstün mertebesinden aşağıların aşağısına düştü.

13. Yüce Allah da ona:“Öyleyse hemen in oradan.” yani cennetten; “artık orada …

Al-A'raaf 7:12Listen in Qur'an →
13

قَالَ فَٱهْبِطْ مِنْهَا فَمَا يَكُونُ لَكَ أَن تَتَكَبَّرَ فِيهَا فَٱخْرُجْ إِنَّكَ مِنَ ٱلصَّٰغِرِينَ

Ona, "İn oradan, orada büyüklenmek sana düşmez, defol, sen alçağın birisin" dedi.

11- Andolsun ki sizi yarattık. Sonra da size şekil verdik. Sonra da meleklere:“Âdem’e secde edin” dedik. Onlar da hemen secde ettiler. Ancak İblis hariç; o secde edenlerden olmadı. 12- Buyurdu ki:“Ben sana emrettiğim halde seni secde etmekten alıkoyan nedir?” Dedi ki: “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.” 13- Buyurdu ki:“Öyleyse hemen in oradan. Artık orada kibirlenmek haddin değildir. Hemen çık git; çünkü sen aşağılıklardansın.” 14- “Bana diriltilecekleri güne kadar mühlet ver” dedi. 15- “Haydi (öyle olsun), sen mühlet verilmişlerdensin” buyurdu.

11. Yüce Allah Âdemoğullarına hitaben şöyle buyurmaktadır:“Andolsun ki sizi” yani aslınızı, kendisinden çıktığınız temel maddenizi, babanız Âdem’i “yarattık. Sonra da size” en güzel şekilde ve en güzel ölçüler ile “şekil verdik.” Ayrıca Yüce Allah Adem’e, iç suretinin kendisi ile kemale ereceği şeyleri, yani her şeyin ismini de öğrettikten sonra şerefli meleklere ona ikram, saygı ve onun faziletini açığa çıkarmak üzere secde etmelerini emretti. Onlar da Rab’lerinin emirlerine uydular ve hep birlikte “secde ettiler. Ancak İblis hariç” O, hem Âdem’e karşı büyüklenerek, hem de kendisini beğenip böbürlenerek secde etmeyi kabul etmedi. Yüce Allah da bu tutumu dolayısı ile onu şöyle azarladı:

12. “Ben sana emrettiğim halde” ellerimle yarattığım ve bu sayede kendisini şereflendirdiğim, başkasına ait olmayan bu üstün fazilete sahip kıldığım bu zata “seni secde etmekten alıyokan nedir?” Sen niçin benim emrime isyan ettin ve benim emrimi önemsemedin? İblis de Rabbine itiraz ederek “dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım.” Daha sonra İblis, bu batıl iddiasına delil göstermek üzere:“Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” dedi. Buna göre ateşten yaratılan varlık, çamurdan yaratılandan daha faziletli olmalıdır. Çünkü ateş, çamura göre daha üstündür ve daha yükseklere çıkar. Ancak bu kıyas, en bozuk ve en tutarsız kıyas şekillerinden birisidir. Çünkü bu, çeşitli açılardan batıldır: 1. Evvela bu kıyasa Allah’ın ona secde etme emrini vermesine rağmen başvurmuştur. Kıyas ise nassa karşı olduğu zaman batıldır. Çünkü kıyastan maksat, hakkında nas bulunmayan bir hususa ait hükmü, hakkında nas bulunan hususlara yakın ve onlara tâbi kılmaktır. Fakat nassa karşı olan ve göz önünde bulundurulması nasların ortadan kaldırılmasını gerektiren bir kıyas, en kötü ve en çirkin kıyastır. 2. İblis’in:“Ben ondan daha hayırlıyım” sözü bile tek başına o habis İblis’in ne kadar eksik ve kusurlu olduğunu ortaya koymaya yeterlidir. Çünkü o kendisini beğenmek, büyüklenmek, Allah’a karşı bilgisizce söz söylemek sureti ile eksik ve kusurlu olduğunu belgelemiştir. Bundan daha büyük bir kusur ve eksiklik ne olabilir? 3. İblis ateşi çamur ve topraktan üstün kabul etmekle de yalan söylemiştir. Çünkü çamurun ana maddesinde tevazu, sükun ve metanet vardır. Çeşitli cins ve türleri ile ağaçlar ve bitkiler gibi her türlü bereketin kaynağı odur. Ateşte ise hafiflik, bilinçsizce hareket ve yakıcılık özelliği vardır. İşte bundan dolayı İblis’in başına gelenler geldi ve o üstün mertebesinden aşağıların aşağısına düştü.

13. Yüce Allah da ona:“Öyleyse hemen in oradan.” yani cennetten; “artık orada …

Al-A'raaf 7:13Listen in Qur'an →
14

قَالَ أَنظِرْنِىٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ

Ona, "İnsanların tekrar dirilecekleri güne kadar beni ertele" dedi.

11- Andolsun ki sizi yarattık. Sonra da size şekil verdik. Sonra da meleklere:“Âdem’e secde edin” dedik. Onlar da hemen secde ettiler. Ancak İblis hariç; o secde edenlerden olmadı. 12- Buyurdu ki:“Ben sana emrettiğim halde seni secde etmekten alıkoyan nedir?” Dedi ki: “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.” 13- Buyurdu ki:“Öyleyse hemen in oradan. Artık orada kibirlenmek haddin değildir. Hemen çık git; çünkü sen aşağılıklardansın.” 14- “Bana diriltilecekleri güne kadar mühlet ver” dedi. 15- “Haydi (öyle olsun), sen mühlet verilmişlerdensin” buyurdu.

11. Yüce Allah Âdemoğullarına hitaben şöyle buyurmaktadır:“Andolsun ki sizi” yani aslınızı, kendisinden çıktığınız temel maddenizi, babanız Âdem’i “yarattık. Sonra da size” en güzel şekilde ve en güzel ölçüler ile “şekil verdik.” Ayrıca Yüce Allah Adem’e, iç suretinin kendisi ile kemale ereceği şeyleri, yani her şeyin ismini de öğrettikten sonra şerefli meleklere ona ikram, saygı ve onun faziletini açığa çıkarmak üzere secde etmelerini emretti. Onlar da Rab’lerinin emirlerine uydular ve hep birlikte “secde ettiler. Ancak İblis hariç” O, hem Âdem’e karşı büyüklenerek, hem de kendisini beğenip böbürlenerek secde etmeyi kabul etmedi. Yüce Allah da bu tutumu dolayısı ile onu şöyle azarladı:

12. “Ben sana emrettiğim halde” ellerimle yarattığım ve bu sayede kendisini şereflendirdiğim, başkasına ait olmayan bu üstün fazilete sahip kıldığım bu zata “seni secde etmekten alıyokan nedir?” Sen niçin benim emrime isyan ettin ve benim emrimi önemsemedin? İblis de Rabbine itiraz ederek “dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım.” Daha sonra İblis, bu batıl iddiasına delil göstermek üzere:“Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” dedi. Buna göre ateşten yaratılan varlık, çamurdan yaratılandan daha faziletli olmalıdır. Çünkü ateş, çamura göre daha üstündür ve daha yükseklere çıkar. Ancak bu kıyas, en bozuk ve en tutarsız kıyas şekillerinden birisidir. Çünkü bu, çeşitli açılardan batıldır: 1. Evvela bu kıyasa Allah’ın ona secde etme emrini vermesine rağmen başvurmuştur. Kıyas ise nassa karşı olduğu zaman batıldır. Çünkü kıyastan maksat, hakkında nas bulunmayan bir hususa ait hükmü, hakkında nas bulunan hususlara yakın ve onlara tâbi kılmaktır. Fakat nassa karşı olan ve göz önünde bulundurulması nasların ortadan kaldırılmasını gerektiren bir kıyas, en kötü ve en çirkin kıyastır. 2. İblis’in:“Ben ondan daha hayırlıyım” sözü bile tek başına o habis İblis’in ne kadar eksik ve kusurlu olduğunu ortaya koymaya yeterlidir. Çünkü o kendisini beğenmek, büyüklenmek, Allah’a karşı bilgisizce söz söylemek sureti ile eksik ve kusurlu olduğunu belgelemiştir. Bundan daha büyük bir kusur ve eksiklik ne olabilir? 3. İblis ateşi çamur ve topraktan üstün kabul etmekle de yalan söylemiştir. Çünkü çamurun ana maddesinde tevazu, sükun ve metanet vardır. Çeşitli cins ve türleri ile ağaçlar ve bitkiler gibi her türlü bereketin kaynağı odur. Ateşte ise hafiflik, bilinçsizce hareket ve yakıcılık özelliği vardır. İşte bundan dolayı İblis’in başına gelenler geldi ve o üstün mertebesinden aşağıların aşağısına düştü.

13. Yüce Allah da ona:“Öyleyse hemen in oradan.” yani cennetten; “artık orada …

Al-A'raaf 7:14Listen in Qur'an →
15

قَالَ إِنَّكَ مِنَ ٱلْمُنظَرِينَ

Allah; "Sen erteye bırakılanlardansın" dedi.

11- Andolsun ki sizi yarattık. Sonra da size şekil verdik. Sonra da meleklere:“Âdem’e secde edin” dedik. Onlar da hemen secde ettiler. Ancak İblis hariç; o secde edenlerden olmadı. 12- Buyurdu ki:“Ben sana emrettiğim halde seni secde etmekten alıkoyan nedir?” Dedi ki: “Ben ondan daha hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.” 13- Buyurdu ki:“Öyleyse hemen in oradan. Artık orada kibirlenmek haddin değildir. Hemen çık git; çünkü sen aşağılıklardansın.” 14- “Bana diriltilecekleri güne kadar mühlet ver” dedi. 15- “Haydi (öyle olsun), sen mühlet verilmişlerdensin” buyurdu.

11. Yüce Allah Âdemoğullarına hitaben şöyle buyurmaktadır:“Andolsun ki sizi” yani aslınızı, kendisinden çıktığınız temel maddenizi, babanız Âdem’i “yarattık. Sonra da size” en güzel şekilde ve en güzel ölçüler ile “şekil verdik.” Ayrıca Yüce Allah Adem’e, iç suretinin kendisi ile kemale ereceği şeyleri, yani her şeyin ismini de öğrettikten sonra şerefli meleklere ona ikram, saygı ve onun faziletini açığa çıkarmak üzere secde etmelerini emretti. Onlar da Rab’lerinin emirlerine uydular ve hep birlikte “secde ettiler. Ancak İblis hariç” O, hem Âdem’e karşı büyüklenerek, hem de kendisini beğenip böbürlenerek secde etmeyi kabul etmedi. Yüce Allah da bu tutumu dolayısı ile onu şöyle azarladı:

12. “Ben sana emrettiğim halde” ellerimle yarattığım ve bu sayede kendisini şereflendirdiğim, başkasına ait olmayan bu üstün fazilete sahip kıldığım bu zata “seni secde etmekten alıyokan nedir?” Sen niçin benim emrime isyan ettin ve benim emrimi önemsemedin? İblis de Rabbine itiraz ederek “dedi ki: Ben ondan daha hayırlıyım.” Daha sonra İblis, bu batıl iddiasına delil göstermek üzere:“Beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın” dedi. Buna göre ateşten yaratılan varlık, çamurdan yaratılandan daha faziletli olmalıdır. Çünkü ateş, çamura göre daha üstündür ve daha yükseklere çıkar. Ancak bu kıyas, en bozuk ve en tutarsız kıyas şekillerinden birisidir. Çünkü bu, çeşitli açılardan batıldır: 1. Evvela bu kıyasa Allah’ın ona secde etme emrini vermesine rağmen başvurmuştur. Kıyas ise nassa karşı olduğu zaman batıldır. Çünkü kıyastan maksat, hakkında nas bulunmayan bir hususa ait hükmü, hakkında nas bulunan hususlara yakın ve onlara tâbi kılmaktır. Fakat nassa karşı olan ve göz önünde bulundurulması nasların ortadan kaldırılmasını gerektiren bir kıyas, en kötü ve en çirkin kıyastır. 2. İblis’in:“Ben ondan daha hayırlıyım” sözü bile tek başına o habis İblis’in ne kadar eksik ve kusurlu olduğunu ortaya koymaya yeterlidir. Çünkü o kendisini beğenmek, büyüklenmek, Allah’a karşı bilgisizce söz söylemek sureti ile eksik ve kusurlu olduğunu belgelemiştir. Bundan daha büyük bir kusur ve eksiklik ne olabilir? 3. İblis ateşi çamur ve topraktan üstün kabul etmekle de yalan söylemiştir. Çünkü çamurun ana maddesinde tevazu, sükun ve metanet vardır. Çeşitli cins ve türleri ile ağaçlar ve bitkiler gibi her türlü bereketin kaynağı odur. Ateşte ise hafiflik, bilinçsizce hareket ve yakıcılık özelliği vardır. İşte bundan dolayı İblis’in başına gelenler geldi ve o üstün mertebesinden aşağıların aşağısına düştü.

13. Yüce Allah da ona:“Öyleyse hemen in oradan.” yani cennetten; “artık orada …

Al-A'raaf 7:15Listen in Qur'an →
16

قَالَ فَبِمَآ أَغْوَيْتَنِى لَأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَٰطَكَ ٱلْمُسْتَقِيمَ

"Beni azdırdığın için, and olsun ki, Senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım; sonra önlerinden, ardlarından, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; çoğunu Sana şükreder bulamayacaksın" dedi.

16- Dedi ki:“Beni azgınlığa ittiğin için ben de andolsun senin doğru yolunda otur(up onlara engel ol)acağım.” 17- Sonra andolsun önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından onlara sokulacağım. Böylece onların çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın.

16. İblis de Allah’ın rahmetinden ümidini kesince şöyle dedi:“Beni azgınlığa ittiğin için, ben de andolsun senin doğru yolunda oturup onlara” yani insanlara “engel olacağım.” Ben o yoldan ayrılmayacak ve bütün gücümle insanları senin doğru yolundan alıkoymak için çalışacak, o yolu izlememeleri için gayret göstereceğim.

17. “Sonra andolsun önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından onlara sokulacağım.” Yani bütün yönlerden, dört bir yandan, imkân bulacağım her bir taraftan onlara yaklaşacağım. Onlar hakkında gözettiğim maksadımı -kısmen de olsa- gerçekleştireceğim. İblis, Âdemoğullarının zayıf kimseler olduklarını, bazen onların pek çoğunun gafletin etkisi altında kalacağını bildiğinden ve onları azdırmak için bütün gücünü ortaya koymakta kararlı olduğundan haklı bir zanda bulunarak:“Böylece çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın” dedi. Çünkü Allah’a şükretmek, O’nun dosdoğru yolunu izlemenin bir parçasıdır. O da onları o yoldan alıkoymak ve şükretmemelerini istemektedir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşin arkadaşları olsunlar diye çağırır.”(Fatır, 35/6) Yüce Allah da şeytanın söylediklerine ve yapmaya azmettiği işe dikkatimizi çekmektedir ki biz bu konuda tedbirimizi alalım, düşmanımıza karşı hazırlığımızı yapalım, karşımıza çıkacağı yolları ve içerisinden gireceği delikleri bilmek sureti ile kendimizi ona karşı koruyalım. Yüce Allah’ın üzerimizdeki bu nimeti, pek yüce ve pek büyüktür.

Al-A'raaf 7:16Listen in Qur'an →
17

ثُمَّ لَءَاتِيَنَّهُم مِّنۢ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ أَيْمَٰنِهِمْ وَعَن شَمَآئِلِهِمْ ۖ وَلَا تَجِدُ أَكْثَرَهُمْ شَٰكِرِينَ

"Beni azdırdığın için, and olsun ki, Senin doğru yolun üzerinde onlara karşı duracağım; sonra önlerinden, ardlarından, sağ ve sollarından onlara sokulacağım; çoğunu Sana şükreder bulamayacaksın" dedi.

16- Dedi ki:“Beni azgınlığa ittiğin için ben de andolsun senin doğru yolunda otur(up onlara engel ol)acağım.” 17- Sonra andolsun önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından onlara sokulacağım. Böylece onların çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın.

16. İblis de Allah’ın rahmetinden ümidini kesince şöyle dedi:“Beni azgınlığa ittiğin için, ben de andolsun senin doğru yolunda oturup onlara” yani insanlara “engel olacağım.” Ben o yoldan ayrılmayacak ve bütün gücümle insanları senin doğru yolundan alıkoymak için çalışacak, o yolu izlememeleri için gayret göstereceğim.

17. “Sonra andolsun önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından onlara sokulacağım.” Yani bütün yönlerden, dört bir yandan, imkân bulacağım her bir taraftan onlara yaklaşacağım. Onlar hakkında gözettiğim maksadımı -kısmen de olsa- gerçekleştireceğim. İblis, Âdemoğullarının zayıf kimseler olduklarını, bazen onların pek çoğunun gafletin etkisi altında kalacağını bildiğinden ve onları azdırmak için bütün gücünü ortaya koymakta kararlı olduğundan haklı bir zanda bulunarak:“Böylece çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın” dedi. Çünkü Allah’a şükretmek, O’nun dosdoğru yolunu izlemenin bir parçasıdır. O da onları o yoldan alıkoymak ve şükretmemelerini istemektedir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“O, kendi taraftarlarını ancak alevli ateşin arkadaşları olsunlar diye çağırır.”(Fatır, 35/6) Yüce Allah da şeytanın söylediklerine ve yapmaya azmettiği işe dikkatimizi çekmektedir ki biz bu konuda tedbirimizi alalım, düşmanımıza karşı hazırlığımızı yapalım, karşımıza çıkacağı yolları ve içerisinden gireceği delikleri bilmek sureti ile kendimizi ona karşı koruyalım. Yüce Allah’ın üzerimizdeki bu nimeti, pek yüce ve pek büyüktür.

Al-A'raaf 7:17Listen in Qur'an →
18

قَالَ ٱخْرُجْ مِنْهَا مَذْءُومًۭا مَّدْحُورًۭا ۖ لَّمَن تَبِعَكَ مِنْهُمْ لَأَمْلَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكُمْ أَجْمَعِينَ

Allah, "Yerilmiş ve kovulmuşsun, oradan defol; and olsun ki insanlardan sana kim uyarsa, hepinizi cehenneme dolduracağım" dedi.

18- Buyurdu ki:“Kınanmış ve kovulmuş olarak çık oradan! Yemin ederim ki onlardan kim sana uyarsa cehennemi sizin hepinizle dolduracağım.”

18. Yani İblis söyleyeceklerini söyledikten sonra Yüce Allah da:“kınanmış ve kovulmuş olarak” yani Allah’tan, Allah’ın rahmetinden, her türlü hayırdan uzaklaştırılmış ve yerilmiş olarak, mükerrem bir şekilde değil de hakir ve küçük düşürülmüş olarak “çık oradan. Yemin ederim ki onlardan kim sana uyarsa cehennemi sizin hepinizle” senle ve onlardan sana uyanlarla “dolduracağım, buyurdu.” Bu, Allah’ın, ateşin isyankârlara ait bir yurt olduğuna dair bir yemindir. Burasını İblis ve ona uyan cinlerle insanlardan doldurması da kaçınılmazdır.

Daha sonra Yüce Allah, Âdem’i İblis’in kötülük ve fitnelerine karşı sakındırarak şöyle buyurmaktadır:

Al-A'raaf 7:18Listen in Qur'an →
19

وَيَٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ فَكُلَا مِنْ حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

"Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın ve istediğiniz yerden yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz."

19- “Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleşin ve ikiniz de dilediğiniz yerden yiyin. Yalnız bu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.” 20- Derken şeytan kendilerine gizli bırakılmış avret yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve:“Rabbiniz size bu ağacı ancak iki melek yahut ebedi kimseler olmayasınız diye yasakladı” dedi. 21- Ve her ikisine:“Şüphesiz ben, size öğüt verenlerdenim” diye de yemin etti. 22- Nihâyet ikisini de aldatarak mertebelerini düşürdü. Ağaçtan tattıklarında avret yerleri kendilerine göründü ve üzerlerine cennet yapraklarından koyarak (avretlerini örtmeye) başladılar. Rab’leri de onlara:“Ben, size o ağacı yasak etmedim mi ve size şeytan gerçekten sizin apaçık bir düşmanınızdır, demedim mi?” diye seslendi. 23- Dediler ki:“Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen şüphe yok ki zarara uğrayanlardan oluruz.”

19. Yani Yüce Allah Adem’e ve onunla huzur bulsun diye ona ihsan etmiş olduğu zevcesi Havva’ya cennetten istedikleri gibi yiyebileceklerini ve diledikleri şekilde faydalanabileceklerini söyledi. Ancak onlara belli bir ağacı istisna ettiğini belirterek ondan yemelerini yasakladı. Bu ağacın ne ağacı olduğunu en iyi bilen Allah’tır. Onun ne ağacı olduğunu bilmemizde bizim için faydalı olacak bir taraf da yoktur. İşte Allah onlara bu ağaçtan yemelerini haram kılmıştır. Buna delil ise Yüce Allah’ın:“yoksa zalimlerden olursunuz” buyruğudur. Her ikisi de Yüce Allah’ın bu emrine uymaya devam ettiler. Bu, düşmanları İblis, hile ve tuzakları ile kendilerine sokuluncaya kadar devam etti.

20. İblis, onlara vesvese verdi ve bu vesvesesi ile onları aldattı, gerçeği onlara başka türlü gösterdi ve onlara gerçeği tahrif ederek:“Rabbiniz size bu ağacı ancak iki melek” yani siz melek türünden olmayasınız “yahut ebedi kimselerden olmayasınız diye yasakladı, dedi” Bir başka âyette de bu husus şöyle ifade edilmektedir: “Ey Adem, sana ebedilik ağacını ve sonu gelmez bir mülkü göstereyim mi?”(Tâhâ, 20/120)

21. İblis bu sözleri ile birlikte bir de Allah adına onlara şöyle yemin etti:“Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim.” Yani ben size nasihat verenlerdenim; o yüzden size bunları söylüyorum, dedi. İkisi de bu sözlere aldandılar, böyle bir durumda arzuları akıllarına galip geldi.

22. “Nihâyet ikisini de aldatarak mertebelerini düşürdü.” Onları günahlardan ve masiyetlerden uzak oldukları o üstün mertebelerinden günah ve masiyetin pislikleri ile kirlenme seviyesine indirdi ve her ikisi de o yasak ağaçtan yeme cüretini gösterdi. “Ağacı tattıklarında avret yerleri kendilerine göründü.” Önceleri örtülü iken her ikisinin de avretleri ortaya çıktı. İşte böyle bir durumda batının takvadan sıyrılması, zahir elbise üzeridne de etkili oldu. Böylece elbiseleri de üzerlerinden sıyrıldı ve avretleri göründü. Avretleri görününce her ikisi de utandılar. Bu sefer cennet ağaçlarının yapraklarını alıp örtünmek için avret yerlerinin üstüne koymaya başladılar. “Rableri de onlara” bu halde iken onları azarlayarak: “Ben size o ağacı yasak etmedim mi ve size şeytan gerçekten sizin apaçık düşmanınızdır demedim mi, diye seslendi.” Niçin yasak kılınan bir şeyi işlediniz ve düşmanınıza itaat ettiniz?

23. …

Al-A'raaf 7:19Listen in Qur'an →
20

فَوَسْوَسَ لَهُمَا ٱلشَّيْطَٰنُ لِيُبْدِىَ لَهُمَا مَا وُۥرِىَ عَنْهُمَا مِن سَوْءَٰتِهِمَا وَقَالَ مَا نَهَىٰكُمَا رَبُّكُمَا عَنْ هَٰذِهِ ٱلشَّجَرَةِ إِلَّآ أَن تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ تَكُونَا مِنَ ٱلْخَٰلِدِينَ

Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir."

19- “Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleşin ve ikiniz de dilediğiniz yerden yiyin. Yalnız bu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.” 20- Derken şeytan kendilerine gizli bırakılmış avret yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve:“Rabbiniz size bu ağacı ancak iki melek yahut ebedi kimseler olmayasınız diye yasakladı” dedi. 21- Ve her ikisine:“Şüphesiz ben, size öğüt verenlerdenim” diye de yemin etti. 22- Nihâyet ikisini de aldatarak mertebelerini düşürdü. Ağaçtan tattıklarında avret yerleri kendilerine göründü ve üzerlerine cennet yapraklarından koyarak (avretlerini örtmeye) başladılar. Rab’leri de onlara:“Ben, size o ağacı yasak etmedim mi ve size şeytan gerçekten sizin apaçık bir düşmanınızdır, demedim mi?” diye seslendi. 23- Dediler ki:“Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen şüphe yok ki zarara uğrayanlardan oluruz.”

19. Yani Yüce Allah Adem’e ve onunla huzur bulsun diye ona ihsan etmiş olduğu zevcesi Havva’ya cennetten istedikleri gibi yiyebileceklerini ve diledikleri şekilde faydalanabileceklerini söyledi. Ancak onlara belli bir ağacı istisna ettiğini belirterek ondan yemelerini yasakladı. Bu ağacın ne ağacı olduğunu en iyi bilen Allah’tır. Onun ne ağacı olduğunu bilmemizde bizim için faydalı olacak bir taraf da yoktur. İşte Allah onlara bu ağaçtan yemelerini haram kılmıştır. Buna delil ise Yüce Allah’ın:“yoksa zalimlerden olursunuz” buyruğudur. Her ikisi de Yüce Allah’ın bu emrine uymaya devam ettiler. Bu, düşmanları İblis, hile ve tuzakları ile kendilerine sokuluncaya kadar devam etti.

20. İblis, onlara vesvese verdi ve bu vesvesesi ile onları aldattı, gerçeği onlara başka türlü gösterdi ve onlara gerçeği tahrif ederek:“Rabbiniz size bu ağacı ancak iki melek” yani siz melek türünden olmayasınız “yahut ebedi kimselerden olmayasınız diye yasakladı, dedi” Bir başka âyette de bu husus şöyle ifade edilmektedir: “Ey Adem, sana ebedilik ağacını ve sonu gelmez bir mülkü göstereyim mi?”(Tâhâ, 20/120)

21. İblis bu sözleri ile birlikte bir de Allah adına onlara şöyle yemin etti:“Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim.” Yani ben size nasihat verenlerdenim; o yüzden size bunları söylüyorum, dedi. İkisi de bu sözlere aldandılar, böyle bir durumda arzuları akıllarına galip geldi.

22. “Nihâyet ikisini de aldatarak mertebelerini düşürdü.” Onları günahlardan ve masiyetlerden uzak oldukları o üstün mertebelerinden günah ve masiyetin pislikleri ile kirlenme seviyesine indirdi ve her ikisi de o yasak ağaçtan yeme cüretini gösterdi. “Ağacı tattıklarında avret yerleri kendilerine göründü.” Önceleri örtülü iken her ikisinin de avretleri ortaya çıktı. İşte böyle bir durumda batının takvadan sıyrılması, zahir elbise üzeridne de etkili oldu. Böylece elbiseleri de üzerlerinden sıyrıldı ve avretleri göründü. Avretleri görününce her ikisi de utandılar. Bu sefer cennet ağaçlarının yapraklarını alıp örtünmek için avret yerlerinin üstüne koymaya başladılar. “Rableri de onlara” bu halde iken onları azarlayarak: “Ben size o ağacı yasak etmedim mi ve size şeytan gerçekten sizin apaçık düşmanınızdır demedim mi, diye seslendi.” Niçin yasak kılınan bir şeyi işlediniz ve düşmanınıza itaat ettiniz?

23. …

Al-A'raaf 7:20Listen in Qur'an →

Commentary: Tafsir As-Sa'di by 'Abd al-Rahman al-Sa'di. Qur'an text and translation via AlQuran Cloud.