Muslim99Muslim99
← Tafsir library

7. Al-A'raaf

The Heights · Meccan · 206 ayahs

سُورَةُ الأَعۡرَافِ

Reading Tafsir As-Sa'di by 'Abd al-Rahman al-Sa'di

Ayahs 111–120 of 206

111

قَالُوٓا۟ أَرْجِهْ وَأَخَاهُ وَأَرْسِلْ فِى ٱلْمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ

"Onu ve kardeşini eğle; şehirlere toplayıcılar gönder, bütün bilgin sihirbazları sana getirsinler" dediler.

103- Sonra onların ardından Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler. Fesatçıların sonu nice oldu bir bak! 104- Mûsâ dedi ki:“Ey Firavun, ben şüphesiz ki âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” 105- “Allah hakkında haktan başkasını söylememem üzerime bir borçtur. Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.” 106- Dedi ki:“Eğer bir mucize getirdiysen ve de doğru söyleyenlerden isen haydi onu göster!” 107- Bunun üzerine Musa asasını attı da o, birden apaçık bir yılan oluverdi. 108- Elini çıkardı, bir de ne görsünler! O, bakanların önünde bembeyaz parlıyordu. 109- Firavun’un kavminden ileri gelenler:“Gerçekten de bu, gâyet bilgin bir sihirbazdır” dediler. 110- “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.”(Firavun:)“O halde ne buyurursunuz?” 111- Dediler ki:“Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder de; 112- “Sana ne kadar bilgin sihirbaz varsa hepsini getirsinler.” 113- Sihirbazlar Firavun’a gelip dediler ki:“Eğer galip gelen biz olursak her halde bize bir mükâfaat var, değil mi?” 114- O da:“Evet, hem siz elbette çok yakınlarımdan da olacaksınız” dedi. 115- “Ey Mûsâ, sen mi ilk atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler. 116- “(Önce) siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular. 117- Biz de Mûsâ’ya:“Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdüklerini bir bir yakalayıp yutuyor! 118- Böylece hak ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti. 119- Oracıkta yenildiler ve küçük düştüler. 120- Sihirbazlar da secdeye kapandılar. 121- Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.” 122- “Mûsâ ve Harun’un Rabbine.” 123- Firavun:“Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Bu, şüphe yok ki ahalisini oradan çıkarmanız için şehirde kurduğunuz (gizli) bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz” dedi. 124- “Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi birden asacağım.” 125- Dediler ki:“Biz elbette Rabbimize döneceğiz.” 126- “Sen bizden sırf Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!” 127- Firavun’un kavminden ileri gelenler şöyle dedi:“Mûsâ ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarsınlar ve Musa da hem seni hem de ilahlarını terk etsin diye mi (serbest) bırakacaksın?” O da: “Oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız. Şüphesiz biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz” dedi. 128- Mûsâ kavmine:“Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Orayı kullarından dilediğine miras kılar. Güzel akıbet takvâ sahiplerinindir” dedi. 129- Dediler ki:“Sen bize gelmeden önce de eziyet görüyorduk sen bize geldikten sonra da…” Dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizi yeryüzünde halifeler kılar da sizin nasıl amel edeceğinize bakar.” 130- Andolsun ki biz Firavun hanedanını belki düşünüp öğüt alırlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık. 131- Onlara bir iyilik geldiğinde:“Bu zaten bizim hakkımız” dediler. …

Al-A'raaf 7:111Listen in Qur'an →
112

يَأْتُوكَ بِكُلِّ سَٰحِرٍ عَلِيمٍۢ

"Onu ve kardeşini eğle; şehirlere toplayıcılar gönder, bütün bilgin sihirbazları sana getirsinler" dediler.

103- Sonra onların ardından Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler. Fesatçıların sonu nice oldu bir bak! 104- Mûsâ dedi ki:“Ey Firavun, ben şüphesiz ki âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” 105- “Allah hakkında haktan başkasını söylememem üzerime bir borçtur. Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.” 106- Dedi ki:“Eğer bir mucize getirdiysen ve de doğru söyleyenlerden isen haydi onu göster!” 107- Bunun üzerine Musa asasını attı da o, birden apaçık bir yılan oluverdi. 108- Elini çıkardı, bir de ne görsünler! O, bakanların önünde bembeyaz parlıyordu. 109- Firavun’un kavminden ileri gelenler:“Gerçekten de bu, gâyet bilgin bir sihirbazdır” dediler. 110- “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.”(Firavun:)“O halde ne buyurursunuz?” 111- Dediler ki:“Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder de; 112- “Sana ne kadar bilgin sihirbaz varsa hepsini getirsinler.” 113- Sihirbazlar Firavun’a gelip dediler ki:“Eğer galip gelen biz olursak her halde bize bir mükâfaat var, değil mi?” 114- O da:“Evet, hem siz elbette çok yakınlarımdan da olacaksınız” dedi. 115- “Ey Mûsâ, sen mi ilk atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler. 116- “(Önce) siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular. 117- Biz de Mûsâ’ya:“Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdüklerini bir bir yakalayıp yutuyor! 118- Böylece hak ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti. 119- Oracıkta yenildiler ve küçük düştüler. 120- Sihirbazlar da secdeye kapandılar. 121- Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.” 122- “Mûsâ ve Harun’un Rabbine.” 123- Firavun:“Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Bu, şüphe yok ki ahalisini oradan çıkarmanız için şehirde kurduğunuz (gizli) bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz” dedi. 124- “Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi birden asacağım.” 125- Dediler ki:“Biz elbette Rabbimize döneceğiz.” 126- “Sen bizden sırf Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!” 127- Firavun’un kavminden ileri gelenler şöyle dedi:“Mûsâ ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarsınlar ve Musa da hem seni hem de ilahlarını terk etsin diye mi (serbest) bırakacaksın?” O da: “Oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız. Şüphesiz biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz” dedi. 128- Mûsâ kavmine:“Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Orayı kullarından dilediğine miras kılar. Güzel akıbet takvâ sahiplerinindir” dedi. 129- Dediler ki:“Sen bize gelmeden önce de eziyet görüyorduk sen bize geldikten sonra da…” Dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizi yeryüzünde halifeler kılar da sizin nasıl amel edeceğinize bakar.” 130- Andolsun ki biz Firavun hanedanını belki düşünüp öğüt alırlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık. 131- Onlara bir iyilik geldiğinde:“Bu zaten bizim hakkımız” dediler. …

Al-A'raaf 7:112Listen in Qur'an →
113

وَجَآءَ ٱلسَّحَرَةُ فِرْعَوْنَ قَالُوٓا۟ إِنَّ لَنَا لَأَجْرًا إِن كُنَّا نَحْنُ ٱلْغَٰلِبِينَ

Sihirbazlar Firavun'a geldi, "Yenecek olursak bize şüphesiz bir mükafat var değil mi?" dediler.

103- Sonra onların ardından Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler. Fesatçıların sonu nice oldu bir bak! 104- Mûsâ dedi ki:“Ey Firavun, ben şüphesiz ki âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” 105- “Allah hakkında haktan başkasını söylememem üzerime bir borçtur. Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.” 106- Dedi ki:“Eğer bir mucize getirdiysen ve de doğru söyleyenlerden isen haydi onu göster!” 107- Bunun üzerine Musa asasını attı da o, birden apaçık bir yılan oluverdi. 108- Elini çıkardı, bir de ne görsünler! O, bakanların önünde bembeyaz parlıyordu. 109- Firavun’un kavminden ileri gelenler:“Gerçekten de bu, gâyet bilgin bir sihirbazdır” dediler. 110- “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.”(Firavun:)“O halde ne buyurursunuz?” 111- Dediler ki:“Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder de; 112- “Sana ne kadar bilgin sihirbaz varsa hepsini getirsinler.” 113- Sihirbazlar Firavun’a gelip dediler ki:“Eğer galip gelen biz olursak her halde bize bir mükâfaat var, değil mi?” 114- O da:“Evet, hem siz elbette çok yakınlarımdan da olacaksınız” dedi. 115- “Ey Mûsâ, sen mi ilk atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler. 116- “(Önce) siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular. 117- Biz de Mûsâ’ya:“Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdüklerini bir bir yakalayıp yutuyor! 118- Böylece hak ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti. 119- Oracıkta yenildiler ve küçük düştüler. 120- Sihirbazlar da secdeye kapandılar. 121- Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.” 122- “Mûsâ ve Harun’un Rabbine.” 123- Firavun:“Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Bu, şüphe yok ki ahalisini oradan çıkarmanız için şehirde kurduğunuz (gizli) bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz” dedi. 124- “Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi birden asacağım.” 125- Dediler ki:“Biz elbette Rabbimize döneceğiz.” 126- “Sen bizden sırf Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!” 127- Firavun’un kavminden ileri gelenler şöyle dedi:“Mûsâ ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarsınlar ve Musa da hem seni hem de ilahlarını terk etsin diye mi (serbest) bırakacaksın?” O da: “Oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız. Şüphesiz biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz” dedi. 128- Mûsâ kavmine:“Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Orayı kullarından dilediğine miras kılar. Güzel akıbet takvâ sahiplerinindir” dedi. 129- Dediler ki:“Sen bize gelmeden önce de eziyet görüyorduk sen bize geldikten sonra da…” Dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizi yeryüzünde halifeler kılar da sizin nasıl amel edeceğinize bakar.” 130- Andolsun ki biz Firavun hanedanını belki düşünüp öğüt alırlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık. 131- Onlara bir iyilik geldiğinde:“Bu zaten bizim hakkımız” dediler. …

Al-A'raaf 7:113Listen in Qur'an →
114

قَالَ نَعَمْ وَإِنَّكُمْ لَمِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

Firavun, "Evet, yenerseniz gözdelerden olacaksınız" dedi.

103- Sonra onların ardından Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler. Fesatçıların sonu nice oldu bir bak! 104- Mûsâ dedi ki:“Ey Firavun, ben şüphesiz ki âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” 105- “Allah hakkında haktan başkasını söylememem üzerime bir borçtur. Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.” 106- Dedi ki:“Eğer bir mucize getirdiysen ve de doğru söyleyenlerden isen haydi onu göster!” 107- Bunun üzerine Musa asasını attı da o, birden apaçık bir yılan oluverdi. 108- Elini çıkardı, bir de ne görsünler! O, bakanların önünde bembeyaz parlıyordu. 109- Firavun’un kavminden ileri gelenler:“Gerçekten de bu, gâyet bilgin bir sihirbazdır” dediler. 110- “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.”(Firavun:)“O halde ne buyurursunuz?” 111- Dediler ki:“Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder de; 112- “Sana ne kadar bilgin sihirbaz varsa hepsini getirsinler.” 113- Sihirbazlar Firavun’a gelip dediler ki:“Eğer galip gelen biz olursak her halde bize bir mükâfaat var, değil mi?” 114- O da:“Evet, hem siz elbette çok yakınlarımdan da olacaksınız” dedi. 115- “Ey Mûsâ, sen mi ilk atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler. 116- “(Önce) siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular. 117- Biz de Mûsâ’ya:“Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdüklerini bir bir yakalayıp yutuyor! 118- Böylece hak ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti. 119- Oracıkta yenildiler ve küçük düştüler. 120- Sihirbazlar da secdeye kapandılar. 121- Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.” 122- “Mûsâ ve Harun’un Rabbine.” 123- Firavun:“Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Bu, şüphe yok ki ahalisini oradan çıkarmanız için şehirde kurduğunuz (gizli) bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz” dedi. 124- “Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi birden asacağım.” 125- Dediler ki:“Biz elbette Rabbimize döneceğiz.” 126- “Sen bizden sırf Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!” 127- Firavun’un kavminden ileri gelenler şöyle dedi:“Mûsâ ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarsınlar ve Musa da hem seni hem de ilahlarını terk etsin diye mi (serbest) bırakacaksın?” O da: “Oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız. Şüphesiz biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz” dedi. 128- Mûsâ kavmine:“Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Orayı kullarından dilediğine miras kılar. Güzel akıbet takvâ sahiplerinindir” dedi. 129- Dediler ki:“Sen bize gelmeden önce de eziyet görüyorduk sen bize geldikten sonra da…” Dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizi yeryüzünde halifeler kılar da sizin nasıl amel edeceğinize bakar.” 130- Andolsun ki biz Firavun hanedanını belki düşünüp öğüt alırlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık. 131- Onlara bir iyilik geldiğinde:“Bu zaten bizim hakkımız” dediler. …

Al-A'raaf 7:114Listen in Qur'an →
115

قَالُوا۟ يَٰمُوسَىٰٓ إِمَّآ أَن تُلْقِىَ وَإِمَّآ أَن نَّكُونَ نَحْنُ ٱلْمُلْقِينَ

Sihirbazlar: "Ey Musa! Marifetini ya sen ortaya koy veya biz koyalım" dediler.

103- Sonra onların ardından Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler. Fesatçıların sonu nice oldu bir bak! 104- Mûsâ dedi ki:“Ey Firavun, ben şüphesiz ki âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” 105- “Allah hakkında haktan başkasını söylememem üzerime bir borçtur. Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.” 106- Dedi ki:“Eğer bir mucize getirdiysen ve de doğru söyleyenlerden isen haydi onu göster!” 107- Bunun üzerine Musa asasını attı da o, birden apaçık bir yılan oluverdi. 108- Elini çıkardı, bir de ne görsünler! O, bakanların önünde bembeyaz parlıyordu. 109- Firavun’un kavminden ileri gelenler:“Gerçekten de bu, gâyet bilgin bir sihirbazdır” dediler. 110- “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.”(Firavun:)“O halde ne buyurursunuz?” 111- Dediler ki:“Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder de; 112- “Sana ne kadar bilgin sihirbaz varsa hepsini getirsinler.” 113- Sihirbazlar Firavun’a gelip dediler ki:“Eğer galip gelen biz olursak her halde bize bir mükâfaat var, değil mi?” 114- O da:“Evet, hem siz elbette çok yakınlarımdan da olacaksınız” dedi. 115- “Ey Mûsâ, sen mi ilk atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler. 116- “(Önce) siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular. 117- Biz de Mûsâ’ya:“Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdüklerini bir bir yakalayıp yutuyor! 118- Böylece hak ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti. 119- Oracıkta yenildiler ve küçük düştüler. 120- Sihirbazlar da secdeye kapandılar. 121- Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.” 122- “Mûsâ ve Harun’un Rabbine.” 123- Firavun:“Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Bu, şüphe yok ki ahalisini oradan çıkarmanız için şehirde kurduğunuz (gizli) bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz” dedi. 124- “Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi birden asacağım.” 125- Dediler ki:“Biz elbette Rabbimize döneceğiz.” 126- “Sen bizden sırf Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!” 127- Firavun’un kavminden ileri gelenler şöyle dedi:“Mûsâ ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarsınlar ve Musa da hem seni hem de ilahlarını terk etsin diye mi (serbest) bırakacaksın?” O da: “Oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız. Şüphesiz biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz” dedi. 128- Mûsâ kavmine:“Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Orayı kullarından dilediğine miras kılar. Güzel akıbet takvâ sahiplerinindir” dedi. 129- Dediler ki:“Sen bize gelmeden önce de eziyet görüyorduk sen bize geldikten sonra da…” Dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizi yeryüzünde halifeler kılar da sizin nasıl amel edeceğinize bakar.” 130- Andolsun ki biz Firavun hanedanını belki düşünüp öğüt alırlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık. 131- Onlara bir iyilik geldiğinde:“Bu zaten bizim hakkımız” dediler. …

Al-A'raaf 7:115Listen in Qur'an →
116

قَالَ أَلْقُوا۟ ۖ فَلَمَّآ أَلْقَوْا۟ سَحَرُوٓا۟ أَعْيُنَ ٱلنَّاسِ وَٱسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَآءُو بِسِحْرٍ عَظِيمٍۢ

Musa: "Siz koyun" dedi. Sihirbazlar marifetlerini ortaya koyunca insanların gözlerini sihirlediler ve onları ürküttüler, büyük bir sihir yaptılar.

103- Sonra onların ardından Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler. Fesatçıların sonu nice oldu bir bak! 104- Mûsâ dedi ki:“Ey Firavun, ben şüphesiz ki âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” 105- “Allah hakkında haktan başkasını söylememem üzerime bir borçtur. Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.” 106- Dedi ki:“Eğer bir mucize getirdiysen ve de doğru söyleyenlerden isen haydi onu göster!” 107- Bunun üzerine Musa asasını attı da o, birden apaçık bir yılan oluverdi. 108- Elini çıkardı, bir de ne görsünler! O, bakanların önünde bembeyaz parlıyordu. 109- Firavun’un kavminden ileri gelenler:“Gerçekten de bu, gâyet bilgin bir sihirbazdır” dediler. 110- “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.”(Firavun:)“O halde ne buyurursunuz?” 111- Dediler ki:“Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder de; 112- “Sana ne kadar bilgin sihirbaz varsa hepsini getirsinler.” 113- Sihirbazlar Firavun’a gelip dediler ki:“Eğer galip gelen biz olursak her halde bize bir mükâfaat var, değil mi?” 114- O da:“Evet, hem siz elbette çok yakınlarımdan da olacaksınız” dedi. 115- “Ey Mûsâ, sen mi ilk atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler. 116- “(Önce) siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular. 117- Biz de Mûsâ’ya:“Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdüklerini bir bir yakalayıp yutuyor! 118- Böylece hak ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti. 119- Oracıkta yenildiler ve küçük düştüler. 120- Sihirbazlar da secdeye kapandılar. 121- Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.” 122- “Mûsâ ve Harun’un Rabbine.” 123- Firavun:“Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Bu, şüphe yok ki ahalisini oradan çıkarmanız için şehirde kurduğunuz (gizli) bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz” dedi. 124- “Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi birden asacağım.” 125- Dediler ki:“Biz elbette Rabbimize döneceğiz.” 126- “Sen bizden sırf Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!” 127- Firavun’un kavminden ileri gelenler şöyle dedi:“Mûsâ ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarsınlar ve Musa da hem seni hem de ilahlarını terk etsin diye mi (serbest) bırakacaksın?” O da: “Oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız. Şüphesiz biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz” dedi. 128- Mûsâ kavmine:“Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Orayı kullarından dilediğine miras kılar. Güzel akıbet takvâ sahiplerinindir” dedi. 129- Dediler ki:“Sen bize gelmeden önce de eziyet görüyorduk sen bize geldikten sonra da…” Dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizi yeryüzünde halifeler kılar da sizin nasıl amel edeceğinize bakar.” 130- Andolsun ki biz Firavun hanedanını belki düşünüp öğüt alırlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık. 131- Onlara bir iyilik geldiğinde:“Bu zaten bizim hakkımız” dediler. …

Al-A'raaf 7:116Listen in Qur'an →
117

۞ وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنْ أَلْقِ عَصَاكَ ۖ فَإِذَا هِىَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ

Biz de Musa'ya, "Asanı koyuver" dedik, o da koydu; hemen onların uydurduklarını yutmaya başladı.

103- Sonra onların ardından Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler. Fesatçıların sonu nice oldu bir bak! 104- Mûsâ dedi ki:“Ey Firavun, ben şüphesiz ki âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” 105- “Allah hakkında haktan başkasını söylememem üzerime bir borçtur. Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.” 106- Dedi ki:“Eğer bir mucize getirdiysen ve de doğru söyleyenlerden isen haydi onu göster!” 107- Bunun üzerine Musa asasını attı da o, birden apaçık bir yılan oluverdi. 108- Elini çıkardı, bir de ne görsünler! O, bakanların önünde bembeyaz parlıyordu. 109- Firavun’un kavminden ileri gelenler:“Gerçekten de bu, gâyet bilgin bir sihirbazdır” dediler. 110- “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.”(Firavun:)“O halde ne buyurursunuz?” 111- Dediler ki:“Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder de; 112- “Sana ne kadar bilgin sihirbaz varsa hepsini getirsinler.” 113- Sihirbazlar Firavun’a gelip dediler ki:“Eğer galip gelen biz olursak her halde bize bir mükâfaat var, değil mi?” 114- O da:“Evet, hem siz elbette çok yakınlarımdan da olacaksınız” dedi. 115- “Ey Mûsâ, sen mi ilk atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler. 116- “(Önce) siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular. 117- Biz de Mûsâ’ya:“Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdüklerini bir bir yakalayıp yutuyor! 118- Böylece hak ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti. 119- Oracıkta yenildiler ve küçük düştüler. 120- Sihirbazlar da secdeye kapandılar. 121- Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.” 122- “Mûsâ ve Harun’un Rabbine.” 123- Firavun:“Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Bu, şüphe yok ki ahalisini oradan çıkarmanız için şehirde kurduğunuz (gizli) bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz” dedi. 124- “Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi birden asacağım.” 125- Dediler ki:“Biz elbette Rabbimize döneceğiz.” 126- “Sen bizden sırf Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!” 127- Firavun’un kavminden ileri gelenler şöyle dedi:“Mûsâ ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarsınlar ve Musa da hem seni hem de ilahlarını terk etsin diye mi (serbest) bırakacaksın?” O da: “Oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız. Şüphesiz biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz” dedi. 128- Mûsâ kavmine:“Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Orayı kullarından dilediğine miras kılar. Güzel akıbet takvâ sahiplerinindir” dedi. 129- Dediler ki:“Sen bize gelmeden önce de eziyet görüyorduk sen bize geldikten sonra da…” Dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizi yeryüzünde halifeler kılar da sizin nasıl amel edeceğinize bakar.” 130- Andolsun ki biz Firavun hanedanını belki düşünüp öğüt alırlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık. 131- Onlara bir iyilik geldiğinde:“Bu zaten bizim hakkımız” dediler. …

Al-A'raaf 7:117Listen in Qur'an →
118

فَوَقَعَ ٱلْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Hak tahakkuk etti, onların yaptıkları boşa gitti.

103- Sonra onların ardından Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler. Fesatçıların sonu nice oldu bir bak! 104- Mûsâ dedi ki:“Ey Firavun, ben şüphesiz ki âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” 105- “Allah hakkında haktan başkasını söylememem üzerime bir borçtur. Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.” 106- Dedi ki:“Eğer bir mucize getirdiysen ve de doğru söyleyenlerden isen haydi onu göster!” 107- Bunun üzerine Musa asasını attı da o, birden apaçık bir yılan oluverdi. 108- Elini çıkardı, bir de ne görsünler! O, bakanların önünde bembeyaz parlıyordu. 109- Firavun’un kavminden ileri gelenler:“Gerçekten de bu, gâyet bilgin bir sihirbazdır” dediler. 110- “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.”(Firavun:)“O halde ne buyurursunuz?” 111- Dediler ki:“Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder de; 112- “Sana ne kadar bilgin sihirbaz varsa hepsini getirsinler.” 113- Sihirbazlar Firavun’a gelip dediler ki:“Eğer galip gelen biz olursak her halde bize bir mükâfaat var, değil mi?” 114- O da:“Evet, hem siz elbette çok yakınlarımdan da olacaksınız” dedi. 115- “Ey Mûsâ, sen mi ilk atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler. 116- “(Önce) siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular. 117- Biz de Mûsâ’ya:“Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdüklerini bir bir yakalayıp yutuyor! 118- Böylece hak ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti. 119- Oracıkta yenildiler ve küçük düştüler. 120- Sihirbazlar da secdeye kapandılar. 121- Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.” 122- “Mûsâ ve Harun’un Rabbine.” 123- Firavun:“Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Bu, şüphe yok ki ahalisini oradan çıkarmanız için şehirde kurduğunuz (gizli) bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz” dedi. 124- “Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi birden asacağım.” 125- Dediler ki:“Biz elbette Rabbimize döneceğiz.” 126- “Sen bizden sırf Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!” 127- Firavun’un kavminden ileri gelenler şöyle dedi:“Mûsâ ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarsınlar ve Musa da hem seni hem de ilahlarını terk etsin diye mi (serbest) bırakacaksın?” O da: “Oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız. Şüphesiz biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz” dedi. 128- Mûsâ kavmine:“Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Orayı kullarından dilediğine miras kılar. Güzel akıbet takvâ sahiplerinindir” dedi. 129- Dediler ki:“Sen bize gelmeden önce de eziyet görüyorduk sen bize geldikten sonra da…” Dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizi yeryüzünde halifeler kılar da sizin nasıl amel edeceğinize bakar.” 130- Andolsun ki biz Firavun hanedanını belki düşünüp öğüt alırlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık. 131- Onlara bir iyilik geldiğinde:“Bu zaten bizim hakkımız” dediler. …

Al-A'raaf 7:118Listen in Qur'an →
119

فَغُلِبُوا۟ هُنَالِكَ وَٱنقَلَبُوا۟ صَٰغِرِينَ

İşte orada yenildiler, küçük düştüler.

103- Sonra onların ardından Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler. Fesatçıların sonu nice oldu bir bak! 104- Mûsâ dedi ki:“Ey Firavun, ben şüphesiz ki âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” 105- “Allah hakkında haktan başkasını söylememem üzerime bir borçtur. Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.” 106- Dedi ki:“Eğer bir mucize getirdiysen ve de doğru söyleyenlerden isen haydi onu göster!” 107- Bunun üzerine Musa asasını attı da o, birden apaçık bir yılan oluverdi. 108- Elini çıkardı, bir de ne görsünler! O, bakanların önünde bembeyaz parlıyordu. 109- Firavun’un kavminden ileri gelenler:“Gerçekten de bu, gâyet bilgin bir sihirbazdır” dediler. 110- “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.”(Firavun:)“O halde ne buyurursunuz?” 111- Dediler ki:“Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder de; 112- “Sana ne kadar bilgin sihirbaz varsa hepsini getirsinler.” 113- Sihirbazlar Firavun’a gelip dediler ki:“Eğer galip gelen biz olursak her halde bize bir mükâfaat var, değil mi?” 114- O da:“Evet, hem siz elbette çok yakınlarımdan da olacaksınız” dedi. 115- “Ey Mûsâ, sen mi ilk atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler. 116- “(Önce) siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular. 117- Biz de Mûsâ’ya:“Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdüklerini bir bir yakalayıp yutuyor! 118- Böylece hak ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti. 119- Oracıkta yenildiler ve küçük düştüler. 120- Sihirbazlar da secdeye kapandılar. 121- Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.” 122- “Mûsâ ve Harun’un Rabbine.” 123- Firavun:“Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Bu, şüphe yok ki ahalisini oradan çıkarmanız için şehirde kurduğunuz (gizli) bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz” dedi. 124- “Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi birden asacağım.” 125- Dediler ki:“Biz elbette Rabbimize döneceğiz.” 126- “Sen bizden sırf Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!” 127- Firavun’un kavminden ileri gelenler şöyle dedi:“Mûsâ ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarsınlar ve Musa da hem seni hem de ilahlarını terk etsin diye mi (serbest) bırakacaksın?” O da: “Oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız. Şüphesiz biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz” dedi. 128- Mûsâ kavmine:“Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Orayı kullarından dilediğine miras kılar. Güzel akıbet takvâ sahiplerinindir” dedi. 129- Dediler ki:“Sen bize gelmeden önce de eziyet görüyorduk sen bize geldikten sonra da…” Dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizi yeryüzünde halifeler kılar da sizin nasıl amel edeceğinize bakar.” 130- Andolsun ki biz Firavun hanedanını belki düşünüp öğüt alırlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık. 131- Onlara bir iyilik geldiğinde:“Bu zaten bizim hakkımız” dediler. …

Al-A'raaf 7:119Listen in Qur'an →
120

وَأُلْقِىَ ٱلسَّحَرَةُ سَٰجِدِينَ

Sihirbazlar secdeye kapanıp, "Alemlerin Rabbine, Musa ve Harun'un Rabbine inandık" dediler.

103- Sonra onların ardından Musa’yı mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler. Fesatçıların sonu nice oldu bir bak! 104- Mûsâ dedi ki:“Ey Firavun, ben şüphesiz ki âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.” 105- “Allah hakkında haktan başkasını söylememem üzerime bir borçtur. Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir delil ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.” 106- Dedi ki:“Eğer bir mucize getirdiysen ve de doğru söyleyenlerden isen haydi onu göster!” 107- Bunun üzerine Musa asasını attı da o, birden apaçık bir yılan oluverdi. 108- Elini çıkardı, bir de ne görsünler! O, bakanların önünde bembeyaz parlıyordu. 109- Firavun’un kavminden ileri gelenler:“Gerçekten de bu, gâyet bilgin bir sihirbazdır” dediler. 110- “Sizi yurdunuzdan çıkarmak istiyor.”(Firavun:)“O halde ne buyurursunuz?” 111- Dediler ki:“Onu ve kardeşini alıkoy, şehirlere de toplayıcılar gönder de; 112- “Sana ne kadar bilgin sihirbaz varsa hepsini getirsinler.” 113- Sihirbazlar Firavun’a gelip dediler ki:“Eğer galip gelen biz olursak her halde bize bir mükâfaat var, değil mi?” 114- O da:“Evet, hem siz elbette çok yakınlarımdan da olacaksınız” dedi. 115- “Ey Mûsâ, sen mi ilk atacaksın, yoksa ilk atan biz mi olalım?” dediler. 116- “(Önce) siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular. 117- Biz de Mûsâ’ya:“Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler, onların uydurup düzdüklerini bir bir yakalayıp yutuyor! 118- Böylece hak ortaya çıktı ve onların yapmakta oldukları şeyler de boşa gitti. 119- Oracıkta yenildiler ve küçük düştüler. 120- Sihirbazlar da secdeye kapandılar. 121- Dediler ki: “Âlemlerin Rabbine iman ettik.” 122- “Mûsâ ve Harun’un Rabbine.” 123- Firavun:“Ben size izin vermeden önce mi ona iman ettiniz? Bu, şüphe yok ki ahalisini oradan çıkarmanız için şehirde kurduğunuz (gizli) bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz” dedi. 124- “Andolsun ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim. Sonra da hepinizi birden asacağım.” 125- Dediler ki:“Biz elbette Rabbimize döneceğiz.” 126- “Sen bizden sırf Rabbimizin âyetleri bize geldiğinde onlara iman ettik diye intikam alıyorsun. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al!” 127- Firavun’un kavminden ileri gelenler şöyle dedi:“Mûsâ ve kavmini yeryüzünde fesat çıkarsınlar ve Musa da hem seni hem de ilahlarını terk etsin diye mi (serbest) bırakacaksın?” O da: “Oğullarını öldüreceğiz ve kadınlarını diri bırakacağız. Şüphesiz biz onların üzerinde ezici bir güce sahibiz” dedi. 128- Mûsâ kavmine:“Allah’tan yardım dileyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Orayı kullarından dilediğine miras kılar. Güzel akıbet takvâ sahiplerinindir” dedi. 129- Dediler ki:“Sen bize gelmeden önce de eziyet görüyorduk sen bize geldikten sonra da…” Dedi ki: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak eder ve sizi yeryüzünde halifeler kılar da sizin nasıl amel edeceğinize bakar.” 130- Andolsun ki biz Firavun hanedanını belki düşünüp öğüt alırlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık. 131- Onlara bir iyilik geldiğinde:“Bu zaten bizim hakkımız” dediler. …

Al-A'raaf 7:120Listen in Qur'an →

Commentary: Tafsir As-Sa'di by 'Abd al-Rahman al-Sa'di. Qur'an text and translation via AlQuran Cloud.