Muslim99Muslim99
← Tafsir library

2. Al-Baqara

The Cow · Medinan · 286 ayahs

سُورَةُ البَقَرَةِ

Reading Al-Mukhtasar in Interpreting the Noble Qur'an by Tafsir Center for Quranic Studies

Ayahs 211–220 of 286

211

سَلْ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ كَمْ ءَاتَيْنَٰهُم مِّنْ ءَايَةٍۭ بَيِّنَةٍۢ ۗ وَمَن يُبَدِّلْ نِعْمَةَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

İsrailoğullarına sor; onlara apaçık nice ayetler verdik, Allah'ın nimetini, kendisine geldikten sonra kim değiştirirse, bilsin ki, Allah'ın cezası şüphesiz şiddetlidir.

Ey Peygamber! İsrâiloğulları'nı kınayıp, azarlamak babından onlara şu soruyu sor: "Allah Teâlâ, peygamberlerin doğruluğuna delalet eden kaç açık ayette sizlere açıklamada bulundu? Oysa onları yalanladınız ve onlardan yüz çevirdiniz." Kim Allah'ın nimetini, onu bilip ortaya çıktıktan sonra inkâr ederek ve yalanlayarak değiştirirse, şüphesiz Allah yalanlayan inkârcıları çok şiddetli cezalandırır.

Al-Baqara 2:211Listen in Qur'an →
212

زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا وَيَسْخَرُونَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ۘ وَٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ فَوْقَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۗ وَٱللَّهُ يَرْزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيْرِ حِسَابٍۢ

İnkar edenlere, dünya hayatı güzel görünür, onlar, inananlarla alay ederler, oysa, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar kıyamet günü onların üstünde olacaklardır. Allah dilediğini hesabsız şekilde rızıklandırır.

Allah'ı inkâr eden kimselere dünya hayatı ve orada bulunan geçici tatlar ve zevkler güzel gösterildi. Onlar Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerle alay ederler. Emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından sakınarak Allah'tan korkanlar, ahiret günü o kâfirlerin üzerindedirler. Allah onları Adn cennetlerine yerleştirecektir. Allah dilediği kullarına sayısız ve hesapsız olarak verir.

Al-Baqara 2:212Listen in Qur'an →
213

كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةًۭ وَٰحِدَةًۭ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّۦنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ لِيَحْكُمَ بَيْنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ ۚ وَمَا ٱخْتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعْدِ مَا جَآءَتْهُمُ ٱلْبَيِّنَٰتُ بَغْيًۢا بَيْنَهُمْ ۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لِمَا ٱخْتَلَفُوا۟ فِيهِ مِنَ ٱلْحَقِّ بِإِذْنِهِۦ ۗ وَٱللَّهُ يَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍۢ مُّسْتَقِيمٍ

İnsanlar bir tek ümmetti. Allah peygamberleri müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdi; insanların ayrılığa düşecekleri hususlarda aralarında hüküm vermek için onlarla birlikte hak Kitaplar indirdi. Ancak Kitap verilenler, kendilerine belgeler geldikten sonra, aralarındaki ihtiras yüzünden onda ayrılığa düştüler. Allah, inananları, ayrılığa düştükleri gerçeğe kendi izni ile eriştirdi. Allah dilediğini doğru yola eriştirir.

Şeytan onları saptırıncaya kadar insanlar, babaları Âdem’in dinine bağlı doğru yol üzerine ittifak etmiş tek bir ümmet halindeydi. Sonra Mümin ve kâfir olarak birbirlerinden ayrıldılar. Bu yüzden Allah, iman ve itaat ehli kimseleri onlara rahmetiyle hazırladığı şeyleri müjdeleyen ve kâfirleri Allah'ın onlara vadettiği şiddetli cezasından korkutan peygamberler gönderdi. Bu peygamberlerle beraber insanlar arasında ayrılığa düştükleri konularda hükmetmesi için hakkında hiçbir şüphe bulunmayan hakikat üzere olan kitaplar indirdi. Allah'ın indirdiği kitap olan Tevrat konusunda ancak Allah'ın kendi katından gelen bir hak olduğuna dair üzerinde ihtilaf edilmez kanıtlar geldikten sonra Yahudiler'den kendilerine Tevrat’ın ilmi verilen kimseler zalimce davranarak ihtilafa düştüler. Yüce Allah izin ve iradesiyle, ancak Müminlere doğru yolu sapıklıktan ayırt edebilecekleri bilgi verdi ve onları muvaffak kıldı. Allah dilediğini hiçbir eğriliği olmayan dosdoğru yola, iman yoluna iletir.

Al-Baqara 2:213Listen in Qur'an →
214

أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُوا۟ ٱلْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُم مَّثَلُ ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلِكُم ۖ مَّسَّتْهُمُ ٱلْبَأْسَآءُ وَٱلضَّرَّآءُ وَزُلْزِلُوا۟ حَتَّىٰ يَقُولَ ٱلرَّسُولُ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مَعَهُۥ مَتَىٰ نَصْرُ ٱللَّهِ ۗ أَلَآ إِنَّ نَصْرَ ٱللَّهِ قَرِيبٌۭ

Sizden önce gelenlerin durumu sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Peygamber ve onunla beraber müminler: "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı; iyi bilin ki Allah'ın yardımı şüphesiz yakındır.

Ey Müminler! Sizden öncekilerin başlarına gelen belalar gibi bir bela size isabet etmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Çünkü onlara fakirlik ve hastalıkların zorluğu isabet etti, korkular onları titretti. Sonunda imtihanları, Allah'ın yardımını acilen istemelerine sebep olacak seviyeye ulaştı. Peygamber ve onunla beraber olan Müminler şöyle dediler: "Allah'ın yardımı ne zaman gelecek?" İyi bilin ki, Allah’ın yardımı kendisine iman ve tevekkül edenlere çok yakındır.

Al-Baqara 2:214Listen in Qur'an →
215

يَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ ۖ قُلْ مَآ أَنفَقْتُم مِّنْ خَيْرٍۢ فَلِلْوَٰلِدَيْنِ وَٱلْأَقْرَبِينَ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ ۗ وَمَا تَفْعَلُوا۟ مِنْ خَيْرٍۢ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌۭ

Sana, ne sarfedeceklerini sorarlar, de ki: "Sarfedeceğiniz mal, ana baba, yakınlar, yetimler, düşkünler, yolcular içindir. Yaptığınız her iyiliği Allah şüphesiz bilir".

Ey Peygamber! Ashab sana türlü çeşitlerden sahip oldukları mallarından neleri infak edeceklerini ve nereye vereceklerini soruyor. Onlara cevap olarak de ki: -Helal ve temiz olan- Hayır olarak infak edeceğinizi, ananıza, babanıza, ihtiyaç durumuna göre size yakın akrabaya, ihtiyaç sahibi yetimlere, hiçbir malı olmayan yoksula, yolculuk sebebiyle vatanı ve ailesiyle bağını kopardığı yolda kalmış yolcuya sarf edin. Ey Müminler! Az veya çok yaptığınız bütün iyilikleri Allah bilir. Yaptıklarınızdan hiçbir şey O’na gizli kalmaz ve sizlere bunların karşılığını verir.

Al-Baqara 2:215Listen in Qur'an →
216

كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلْقِتَالُ وَهُوَ كُرْهٌۭ لَّكُمْ ۖ وَعَسَىٰٓ أَن تَكْرَهُوا۟ شَيْـًۭٔا وَهُوَ خَيْرٌۭ لَّكُمْ ۖ وَعَسَىٰٓ أَن تُحِبُّوا۟ شَيْـًۭٔا وَهُوَ شَرٌّۭ لَّكُمْ ۗ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Savaş, hoşunuza gitmediği halde size farz kılındı. İhtimal ki hoşlanmadığınız şey sizin iyiliğinizedir ve ihtimal ki sevdiğiniz bir şey sizin kötülüğünüzedir. Siz bilmezsiniz, Allah bilir.

Ey Müminler! Allah yolunda savaş sizlere farz kılındı. Savaşta mal ve can kayıpları olduğu için, tabiatı gereği size hoş gelmez .Allah yolunda savaşmak gibi, sizin hoş görmediğiniz bir şey gerçekte sizin için hayırlı ve faydalı olabilir. Çünkü bununla, çok büyük sevap elde etmekle beraber düşmanlara karşı galibiyet ve Allah'ın kelimesini yükseltmek söz konusudur. Cihada katılmamak gibi sizin hoşlandığınız bir şey de sizin için kötülük ve musibet olabilir. Şüphesiz bu durumda, rezillik, utanç ve düşmanların Müslümanlara musallat olması vardır. Allah bütün işlerin hayırlısını ve şerli olanı tam olarak bilir. Sizler ise bunu bilemezsiniz. Onun emrini yerine getirin, zira bunda sizin için hayır vardır.

Al-Baqara 2:216Listen in Qur'an →
217

يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلشَّهْرِ ٱلْحَرَامِ قِتَالٍۢ فِيهِ ۖ قُلْ قِتَالٌۭ فِيهِ كَبِيرٌۭ ۖ وَصَدٌّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَكُفْرٌۢ بِهِۦ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَإِخْرَاجُ أَهْلِهِۦ مِنْهُ أَكْبَرُ عِندَ ٱللَّهِ ۚ وَٱلْفِتْنَةُ أَكْبَرُ مِنَ ٱلْقَتْلِ ۗ وَلَا يَزَالُونَ يُقَٰتِلُونَكُمْ حَتَّىٰ يَرُدُّوكُمْ عَن دِينِكُمْ إِنِ ٱسْتَطَٰعُوا۟ ۚ وَمَن يَرْتَدِدْ مِنكُمْ عَن دِينِهِۦ فَيَمُتْ وَهُوَ كَافِرٌۭ فَأُو۟لَٰٓئِكَ حَبِطَتْ أَعْمَٰلُهُمْ فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ ۖ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

Sana hürmet edilen ayı, o aydaki savaşı sorarlar. De ki: "O ayda savaşmak büyük suçtur. Allah yolundan alıkoymak, O'nu inkar etmek, Mescidi Haram'a engel olmak ve halkını oradan çıkarmak Allah katında daha büyük suçtur. Fitne çıkarmak ise öldürmekten daha büyüktür". Güçleri yeterse, dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşa devam ederler. İçinizden dininden dönüp kafir olarak ölen olursa, bunların işleri dünya ve ahirette boşa gitmiş olur. İşte cehennemlikler onlardır, onlar orada temellidirler.

Ey Peygamber! İnsanlar sana haram aylarda zilkade, zilhicce, muharrem ve recep aylarında savaş yapmanın hükmünü soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: “Müşriklerin yapmakta olduğu Allah'ın yolundan alıkoymanın çok çirkin olduğu gibi, bu aylarda savaş yapmakta Allah'ın katında çok büyük ve kınanmış bir suçtur. Aynı şekilde Müminlerin Mescid-i Haram’a girmelerine engel olmak ve Mescid-i Haram’ın ahalisini oradan çıkarmak Allah'ın katında haram aylarda savaş yapmaktan daha da büyüktür.” Onların İçinde bulundukları şirk, savaştan daha büyüktür. Ey Müminler! Müşrikler bunu başarabilecekleri bir yol bulabilseler, sizleri hak olan dininizden batıl olan dinlerine döndürünceye dek savaşıp zulümlerine devam ederler. Sizlerden kim dininden döner ve Allah'a karşı inkâr ile ölürse, bütün salih amelleri batıl olur. O, ahirette cehennem ateşine girerek, orada ebedî olarak kalacaktır.

Al-Baqara 2:217Listen in Qur'an →
218

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَٱلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ أُو۟لَٰٓئِكَ يَرْجُونَ رَحْمَتَ ٱللَّهِ ۚ وَٱللَّهُ غَفُورٌۭ رَّحِيمٌۭ

İnananlar, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler Allah'ın rahmetini umarlar. Allah bağışlar ve merhamet eder.

Allah'a ve resulüne iman eden, vatanlarını Allah'a ve resulüne hicret ederek terk eden ve Allah'ın kelimesi en üstün olsun diye savaşanlar, işte onlar Allah'ın rahmetini ve mağfiretini arzularlar. Allah, kullarının günahlarını bağışlar ve onlara merhamet eder.

Al-Baqara 2:218Listen in Qur'an →
219

۞ يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْخَمْرِ وَٱلْمَيْسِرِ ۖ قُلْ فِيهِمَآ إِثْمٌۭ كَبِيرٌۭ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثْمُهُمَآ أَكْبَرُ مِن نَّفْعِهِمَا ۗ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلِ ٱلْعَفْوَ ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْءَايَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ

Sana içki ve kumarı sorarlar, de ki: "İkisinde hem büyük günah ve hem insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür". Ne sarfedeceklerini sana sorarlar, de ki: "Artanı". Böylece Allah, dünya ve ahiret hususunda düşünesiniz diye size ayetleri açıklar.

Ey Peygamber! Ashabın sana içki (O, aklı örten ve gideren her şeydir) hakkında, onu içmenin, satmanın ve satın almanın hükmünü soruyorlar. Kumar oynamanın (O, iki tarafında bedel koyduğu yarışmaya katılan taraflardan alınan maldır) hükmünü soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: Bu ikisinde aklın ve malın yok olması, insanlar arasında düşmanlık ve nefretin ortaya çıkması gibi, dinî ve dünyevi çok fazla zarar ve mefsedeleri vardır. Kâr ve kazanç elde etmek gibi, pek az faydası vardır. Bu ikisinin zararları ve ikisinden hasıl olan günah, faydasından çok daha fazladır. Akıllı olan bu ikisinden de uzak durur. Allah'ın bu beyanında içkinin haram kılınmasına hazırlık vardır. Ey Peygamber! Ashabın sana mallarından gönüllü ve bağış olarak ne kadar miktarda infak edeceklerini soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: İhtiyacınızın üzerinde fazla kalan malınızı infak ediniz. (Bu, işin başında İslam’ın ilk döneminde böyleydi. Daha sonra Allah, hususi mallarda ve belli bir oranda farz olan zekât hükmünü koydu.) Allah hiçbir gizliliği bulunmayan bu açıklama gibi, sizlere dininin hükümlerini açıklar. Umulur ki düşünürsünüz.

Al-Baqara 2:219Listen in Qur'an →
220

فِى ٱلدُّنْيَا وَٱلْءَاخِرَةِ ۗ وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْيَتَٰمَىٰ ۖ قُلْ إِصْلَاحٌۭ لَّهُمْ خَيْرٌۭ ۖ وَإِن تُخَالِطُوهُمْ فَإِخْوَٰنُكُمْ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ ٱلْمُفْسِدَ مِنَ ٱلْمُصْلِحِ ۚ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَأَعْنَتَكُمْ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌۭ

Sana yetimleri sorarlar, de ki: "Onların işlerini düzeltmek hayırlıdır". Eğer onlarla bir arada yaşarsanız, artık onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah düzeltenden bozanı ayırdetmesini bilir. Allah dileseydi sizi zora sokardı. Allah şüphesiz güçlüdür, Hakim'dir.

İşte bunları dünya ve ahirette size fayda verecek şekilde düşünmeniz için şeriat /kanun kıldı. Ey Peygamber! Ashabın sana yetimlerin velayetini üstlenmek hakkında soruyorlar. Onlarla nasıl muamelede bulunup davranacaklar? Onların mallarını nafaka, yemek ve konut harcamalarında kullanacaklar mı? Onlara cevap olarak de ki: Karşılıksız olarak ve kendi mallarınıza karıştırmadan sahip oldukları malları ıslah ederek onlara lütufta bulunmanız, Allah'ın katında sizin için daha hayırlı ve daha sevaptır. Aynı zamanda bu, sahip oldukları malları muhafaza etmesi sebebiyle, onların malları içinde daha hayırlıdır. Şayet geçim için, konut ve benzeri harcamalarda onları da ortak ederek mallarını kendi mallarınıza katarsanız, bunda da bir sıkıntı yoktur. Onlar sizin din kardeşlerinizdir. Kardeşler birbirine yardım ederek, birbirlerinin işlerini yüklenirler. Allah velayet sahiplerinden yetimlerin mallarına ortak ederek bozgunculuk yapmak isteyen kimseyle, ıslah etmek isteyen kimseyi bilir. Eğer yetimler meselesinde size zorluk çıkarmak isteseydi size zorluk çıkarabilirdi. Fakat Allah -Subhanehu ve Teâlâ- sizlere, onlarla olan muamele yollarını kolaylaştırdı. Çünkü onun dini kolaylık üzerine bina edilmiştir. Şüphesiz Allah, güçlüdür, O'na hiçbir şey galip gelemez ve yaratmasında, düzenlemesinde ve kanun koymasında hikmet sahibidir.

Al-Baqara 2:220Listen in Qur'an →

Commentary: Al-Mukhtasar in Interpreting the Noble Qur'an by Tafsir Center for Quranic Studies. Qur'an text and translation via AlQuran Cloud.